Ağrı’nın Kültür ve Lezzetleri İle Doğubayazıt 0 37

Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Ağrı, önemli turizm merkezlerindendir. Pek çok doğal ve tarihi varlığa sahip olan Ağrı, kültürel lezzetleri ile de ön planda. Özellikle yaz ayları döneminde, tırmanış tutkunları, dünyanın dört bin yanından Ağrı’nın eteklerinde bulunan Doğubayazıt’a geliyor. Renkli pasajları ve yerel lezzetleri ile yılın en güzel zamanı, ilkbahar ve yaz aylarındadır. Çünkü kışlar burada çok soğuk ve sert geçmektedir.Doğubayazıt yöresinin en meşhur yemekleri arasında abdigör köftesi yer alıyor. Sinirsiz, yağı olmayan, kemiksiz sığır eti, soğan ve baharattan hazırlanan bu lezzet, oldukça farklı bir tarife sahiptir. Taze et, taş üzerinde yumuşak merhem kıvamına gelecek şekilde bir tokmak ile iyice dövülüyor. Hamur kıvamına gelen et içerisine su ve soğan eklenip elle çırpılıyor. Ardından yaklaşık bir saatdinlendirilen et şekil verilip haşlanıyor ve pilavla servis ediliyor. Doğubayazıt, meşhur yemeklerinin dışında bir de halıları ile ünlüdür. Ermenistan, Anadolu, Kafkasya ve İran halılarının güzelliği gerçekten göz kamaştırıyor. Çoğu el dokuması olarak yapılan halılarda motiflerin zenginliğini görmemek mümkün değil. Renkler ise çiçeklerde ve doğadan ilham alınarak birbiri ile bütünleştirilmiştir.Doğubayazıt merkezine yakın olan Balıklı Göl, herkes tarafından çok seviliyor. Gölde yer alan adada tarihi kalıntıları görmek mümkün. Bunun dışında kelebek çeşitlerinin yer aldığı bir bölge olması sebebiyle de ilkbahar yaz aylarında gezi için tercih ediliyor. Fakat tarihi güzellikten ziyade burada kırmızı benekli alabalık yetiştirildiği için, göl bilenler tarafından çok ziyaret ediliyor. Taze balık pişiren restoranlar da gölün çevresinde bulunuyor.Hayvancılık bu bölgede başlıca geçim kaynağı olduğu için, Doğubayazıt yemekleri denilince ilk akla gelen şey et yemekleri oluyor. Balık Gölü çevresinde balık restoranları bulunsa da, et onların ana menüsünün vazgeçilmezlerindendir. Göşteberg ismine sahip olan yemek de göşteberg otu, soğan, et, tereyağı ve salça ile hazırlanan et yemeğidir. Hayvan postuna doldurulan et, nemli toprak altına gömülür. Ardından toprak üzerinde ateş yakılır ve et pişer. Buna ise buğulama yöntemi adı veriliyor.İklim ve toprak, bu bölgede tarıma elverişli olmadığı için sebze üretimi Ağrı’da yetersizdir. Dolayısıyla tahıl burada önemli yiyecekler arasında yer alıyor. Tahıla dayalı olarak pişen yemekler; erişte, bişi, kete, halise, bulgur pilavı, ekmek aşı, haşıl, çiriş ketesi, ağızyakan, deveci çorbası ve lalanga gibi isimlerle adlandırılmaktadır. Çaşır otu ve buğdayın kaynatılmasıyla hazırlanan haşıl içerisine, kaynama süresi boyunca un ilave edilir. Pişen unlu yemek üzerine pekmez ya da tereyağı dökülerek servis edilir. Halise ise buğday ve tavşan etinin saatlerce dövülmesiyle elde edilir.  En meşhur Ağrı/Doğubayazıt yemeği Abdigör Köftesi tarifi:  İçindekiler: 

  • 1 kg bonfile,
  • 1 adet soğan,
  • 2 adet yumurta,
  • 2 çorba kaşığı kırmızı toz biber,
  • 2 çorba kaşığı karabiber,
  • 500 gram tereyağı,
  • 1 kg pirinç,
  • Tuz

 Hazırlanışı: 

  1. Yöreye ait bir yöntem olan taşta dövme tekniği ile bonfileyi taş üzerinde tokmakla yaklaşık 30 dakika dövelim.
  2. Ete 2 tatlı kaşığı tuz ekleyip, 20-30 dakika daha dövmeye devam edelim.
  3. Soğanlarımızı ince olacak şekilde kıyalım.
  4. Macun kıvamına gelen etimizin içerisine ince kıymış olduğumuz soğanları, yumurtayı, toz biber, karabiber ve unu ekleyip yoğuralım.
  5. Su ve tuz eklediğimiz tencerece kaynamaya başlayınca, etleri yuvarlak forma getirip haşlayalım.
  6. 30 dakika kadar bir sürede pişen köfteleri süzdürelim.
  7. Bir pilav tenceresi içerisine 150 gram kadar tereyağı koyalım ve pirinçleri kavuralım.
  8. Ardından içerisinde su ilave edip pilavı pişirelim. Demlenen pilav üzerine köftelerimizi koyu servis edebiliriz.
  9. Dilerseniz biber ve domatesler ile garnitür hazırlanıp, sofraya koyabilirsiniz.

Afiyet Olsun!         

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

New York Sokak Yemekleri 0 27

New York 170 farklı dilin konuşulduğu ve bu şehirde yaşayan her 3 kişiden 1 tanesinin Amerika dışında doğmuş olması gibi enteresan istatistiklere sahip çok uluslu ve çok kültürlü bir şehirdir.   Çok kültürlü bir şehir olmanın avantajıyla son dereceli eğlenceli bir şehir olan New York’ta yapamayacağınız tek şey var; Diyet! Sosisten ekmeklere, burgerden tatlılara, pizzadan bagele birbirinden lezzetli ve pek kalori dostu olmayan yemek kültürüyle New York sokaklarında bizimle beraber bir lezzet keşfine çıkmaya hazır mısınız?  New York için söylenmiş ve en kısa yoldan şehri anlatan en çarpıcı söz “hiç uyumayan şehir” yakıştırması diyebiliriz. Günün 24 saati durmayan ve hep bir yoğunluk içinde trafiği, 24 saat çalışan metroları ile New York sosyal yaşamı bir an bile olsun durmuyor. Bunca kalabalık ve yoğunluk içinde New York’ta yaşayan insanlar için mutfak kültürünün daha çok “karnım doysun yeter” şeklinde olduğunu söyleyebiliriz.  New Yorklular için kahvaltı kavramı, mısır gevreği veya bir bagel ve yanında bir fincan kahveden ibarettir. Şehrin en yoğun olduğu öğle saatlerinde ise New Yorkluların çoğunun beslenme tercihi sandviçler ve burgerler olurken, akşam yemeklerinde ise kalın bir dilim et ve biraz sebze yeterlidir. Hemen hemen her mutfağa ait restoranları bulabileceğiniz şehirde, ilk sıraları ise; Meksika, Çin ve İtalyan restoranları alıyor.   Ama New York’ta yemek yedim diyebilmek için sokağın atmosferini içine çekmeli ve sokak yemekleri ile mutlaka tanışmalısınız. Yumuşacık içi, parlak ve kıtır dış düzeyiyle bagel kahvaltı için en güzel alternatif sokak yemeklerinin başında gelir.   Tarihi 19. Yüzyıla dayanan ve tipik bir New York fastfood ürünü olan hot dog ise sokak yemekleri arasında en çok tercih edileni. Sosis, peynir, domates sosu ve ekmek bir New Yorklu için ayaküstü tüketilebilecek en iyi yemektir. Beni hot dog kesmez daha fazlasını istiyorum diyenler içinse klasik bir hamburger menü ya da daha farklı lezzetleri keşfetmek isteyenler için çavdar ekmeği arası sığır pastırması da tercih edilebilir.   Tatlı diyince ise New York sokaklarında donut, cupcake ve normal bir cheesecake olmayı asla kabul etmemiş ve şehirle bütünleşerek şehrin adını almış olan New York Cheesecake’i deneyebilirsiniz. 

Ramazan Ayı Ritüelleri 0 29

Ramazan ayı sadece oruç ibadetinin gerçekleştiği kutsal bir ay olmanın ötesinde; sosyal hayatımıza farklılıklar katan ritüelleriyle de çok özel. Kimimizi çocukluğumuza götürecek, kimimize “nerede o eski Ramazanlar” sözünü tekrar ettirecek bu ritüelleri birlikte hatırlamaya ne dersiniz?   1. Ramazan eğlenceleriBu eğlencelerin tarihi oldukça eskiye dayanıyor ve yüz yıllardır ramazan ayı için çeşitli eğlenceler düzenleniyor. Geçmiş zamanlarda ramazan aylarında, Hacivat ve Karagöz gölge oyunları, çeşitli şovlar ve eğlenceler düzenlendiği gibi, günümüzde de bu eğlenceler geleneksel olarak devam ettiriliyor ve Ramazan ayının her günü farklı bir eğlence ile yaşanıyor.  2. MahyalarRamazan ayı geldiğinde yüksek minareler arasına aslan mahyalar ile insanlara çeşitli mesajlar ve bilgiler veriliyor. Bu mahyalar Ramazan ayı boyunca görsel birer şölen sunuyor.  3. İftar yemekleriİftar Ramazan ayında oruçlarımızı açtığımız vaktin adı. Evlerimizde dahi normal akşam yemeklerinin çok ötesinde farklı bir tat veren iftar yemekleri, çeşitli davetler, toplu iftarlar ve iftar çadırları ile birlikte birlik ve beraberlik anlamında büyük önem taşıyor.  4. İftariyeliklerÇoğunlukla ilk orucunu tutan ya da küçük yaşına rağmen oruç tutmaya heves eden çocuklar için iftar yemeği sonrası sunulan çeşitli şekerleme, çikolata gibi atıştırmalıklara iftariyelik deniyor. Bu şekerlemeler arasında artık pek bulunur olmasa da, horoz şeklinde yapılan horoz şekerler ilk sırayı alıyor.  5. Sahura kadar açık mekanlarBu mekanlar arasında ilk sıraları geçmişten bugüne geleneksel olarak kahvehaneler ve kafeler alıyor. Yakın çağda ise internet kafeler de sahura kadar açık mekanlar arasında yerini almış durumda. Tabi birçok restoran ve fırında sahura kadar hizmet vermeye devam ediyor.  6. YardımlaşmaRamazan ayı ile birlikte yardımlaşma da çok daha büyük bir önem kazanıyor ve bu anlamda çok daha büyük bir farkındalık oluşuyor. Örneğin İslam dininin bir gereği olarak Ramazan ayında her yıl Diyanet tarafından belirlenen fitre, ailede ki birey sayısı kadar muhtaç olan kişilere veriliyor. Bunun beraberinde Ramazan ayı ile birlikte ihtiyaç sahiplerine çeşitli erzak yardımları da yapılarak sosyal anlamda büyük bir hareketlilik yaşanıyor.