Tarihi Pera’da Muhteşem Bir Kahvaltı Keyfi: The Pera Hotel 0 32

Güne iyi başlamanın yolu, şüphesiz iyi bir kahvaltıdan geçiyor. Özellikle organik ürünlerle yapabileceğiniz bir kahvaltı sayesinde gün boyu dinç kalabilirsiniz. Taptaze domates, salatalık ve kahvaltılık biberler, güne vitamin dolu bir başlangıç yapmanız için sizleri The Pera Hotel’de bekliyor. Eğer The Pera Hotel müşterisi olmak isterseniz, daha fazlasını tadabilirsiniz! Organik bal ile güne zinde başlayabilir, doğallığın tadını çıkarabilirsiniz. Kahvaltı denildiğinde akla ilk gelen ve protein deposu olarak bilinen yumurta da organik çeşitleri ile sizleri bekliyor olacak. Yoğun besleyici özelliği ile tok kalmanızı sağlayacak olan organik yumurtayı, pek çok omlet çeşidi ile tüketebilirsiniz.  İstanbul’un tarihini bizlere yansıttığı, en eski yerleşim yerlerinden olan Pera, günümüzde Beyoğlu olarak da tanınıyor. Yunancada Pera, “Karşı yaka” olarak biliniyor. Haliç’in yarımadayı ayırmasıyla karşıda kalan bölge, Pera olarak adlandırılmıştır. Bu isim, 1925 yılında resmi yazışmalardan çıkarıldıktan sonra giderek unutulmaya yüz tutmuştur. Buna karşılık Beyoğlu adı bölgede yaygınlaşmış ve zamanla bölge bu isimle anılmaya başlanmıştır. Kozmopolit teriminin Pera’da hayat bulduğunu söyleyebiliriz. Çünkü hem mimari hem de tarihi yapıları ile önemli yerler ve pasajlar burada bulunuyor.  Binlerce yıllık geçmişini modernize ederek korumaya devam eden Pera, The Pera Hotel’e de hayat veriyor. Kentin en önemli iş merkezlerinin, kültür ve eğlence mekanlarının bulunduğu yerde müşterilerine hizmet veren The Pera Hotel, kısa ya da uzun süreli konaklamalar için harika fırsatlar sunuyor. Yüksek konforlu odalar, muhteşem Galata Kulesi ve Haliç manzaralıdır. Hotel’in müşterilerine sunduğu imkanlardan bir tanesi de organik ürünlerin yer aldığı kahvaltıdır.  The Pera Hotel’in haftalık olarak değişen menüsünde tanışacağınız organik ürünler bu kadarla sınırlı kalmıyor. Organik zeytin çeşitleri ve zeytinyağı da tam bir sağlık deposu. Ege’nin saf kokusunu sofralara taşıyan zeytinyağı, zeytin ve doğal beslenen hayvanlardan elde edilen peynirlerle sofrada buluşuyor. Kahvaltının vazgeçilmez sıcaklarından bahsedecek olursak; özellikle sevimli şekilleri ile dikkat çeken sosis tabaklarını ve tepsi böreğini sizlere tavsiye ediyoruz. Bunun dışında patates kızartması, scramble eggs ve menemen de sofralarda yer alıyor. Unutmayalım, iyi bir günün sırrı organik besin dolu iyi bir kahvaltıdan geçiyor… Detaylı bilgi için: http://www.theperahotel.com/   

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Londra’nın En İlginç Restoranları 0 18

Ateşli yemek şovlarından, üzerine sarımsak döşenmiş pudinglere kadar farklı yiyecek alternatiflerini sunan ve enteresan dekorasyonları ile dikkat çeken, Londra’nın en ilginç restoranlarının bazılarını garip, bazılarını ise ilgi çekici bulacaksınız. 1. Attendant1960’lı yıllardan bu yana terk edilmiş bir WC olan bu mekan, tarihine sadık kalarak bir restoran olarak restore edilmiş. Tek kişilik koltuklarda yanınızdakine görünmeden kahvaltı ve brunch yapabileceğiniz mekanda, badem sütü püresi ve vanilyaya batırılmış Fransız tostu tercih edilebilecek en iyi yemekler. İki kişilik sandviç ve kahvenin fiyatı ise; 15 Euro.2. Bob Bor RicardBob Bob Ricard’ı ilginç kılan şey Art Deco tarzı ile cömertçe dekore edilmiş iç mekanı. Bu restoranda yemeğinizi yerken veya şarabınızı yudumlarken kendinizi bir film setindeymiş gibi hissedebilirsiniz. Ayrıca şampanya içmek için görevlileri çağırabileceğiniz düğmelerin bulunduğu retoranda, yanlışlıkla bu düğmelere basmamaya dikkat edin. iki kişilik içki ile birlikte servis yemek yaklaşık olarak 130 Euro.3. Bubble WrapFotoğrafta gördüğünüz garip tatlı Hong Kong’ta hayranlarının kuyruklar oluşturduğu tatlıdan esinlenerek Soho’da açılan Bubble Wrap tarafından satılıyor. Bir gofret içinde, önce pilav sonra dondurma, meyve ve çikolata katlarından oluşan bu fantastik yiyecek için uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalabilirsiniz. Fiyatı ise 5.59 Euro’dan başlıyor.4. The Cheese BarThe Cheese Bar’da yiyeceğiniz tostları peynir arası ekmek olarak nitelendirmek daha doğru olur. Fazlasıyla eritilmiş bol peynir çeşitlerinden yapılan bu tostlar arasında içinde, cips, peynir kızartması, kızarmış yumurta, şekerleme, pastırma ve sos içeren alternatifi en ilginç olanı diyebiliriz. Tostların fiyatı ise 5 Euro civarında.5. Dans Le NoirDans Le Noir, misafirlerinin, yemek yeme yaklaşımlarını yeniden değerlendirmesine olanak sağlayan bir mekan. Bu mekanda yemeğinizi tamamen karanlıkta yiyorsunuz ve bu sayede tamamen yemeğin tadına, dokusuna ve kokusuna odaklanabiliyorsunuz. Restoranda görme engelli çalışanlar yer alıyor ve kırmızı, mavi, yeşil, beyaz olmak üzere 4 farklı ve gizemli menü bulunuyor. Restoranda sizi üzecek tek şey ışık yayan cihazların kullanılamaması ve doğal olarak bu mekanda tweet atma, selfie çekme gibi bir imkanınız bulunmuyor. Şarap eşliğinde menülerin fiyatı 72 Euro.6. Sketch RestaurantCanlı bir gastro-brasserie olan mekan, ünlü İngiliz sanatçı David Shrigley tarafından tasarlanmış ve restoranın duvarlarında sanatçının 239 tane eseri sergileniyor. Bunun beraberinde duvarlardaki sanat masalarda da devam ediyor ve usta şef Pierre Gagnaire’nin menüsü global lezzetlerden örnekler sunuyor. Mekanda ödeyeceğiniz ortalama fiyat ise 40 Euro civarında.7. Sexy FishNatWest bankasının eski bir şubesiyken, Caprice Group tarafından yüksek miktarda para harcanarak açılan Sexy Fish, barın üzerinde bulunan balık lambaları, duvarda yer alan 13 fit uzunluğunda siyah timsah, tropikal balıkların bulunduğu dev iki akvaryum ile farklı ve göz alıcı bir konsepte sahip. Asya mutfağı örneklerini tadabileceğiniz mekan, Berkeley Meydanın’da yer alıyor.8. Duck and WaffleÖdüllü bir mimar olan Cetra Ruddy tarafından tasarlanan restoranın dekorasyonunda beyaz mermer, rustik metaller, yıpranmış ahşap ve seramik karolar bir araya getirilmiş. Restoranın tavanı ise sarı renkli bir gofret görünümünü sunuyor ve menünün bir numaralı yemeği ise ördek confit olarak ön plana çıkıyor.  Londra’nın en yüksek binaları arasında yer alan 110 katlı Bishopsgate’nin 40. Katında bulunan restoran muhteşem bir manzara sunuyor. Binanın girişinde yer alan cam asansör ile muhteşem manzarayı seyrederek saniyeler içinde restorana ulaşabilirsiniz. 

Krakow’un En İyi Cafeleri 0 22

Polonya’nın en büyük ikinci kenti, 19. Yüzyıla damgasını vurmuş besteci Frederic Chopin’in memleketi ve gotik mimarisi ile göz alıcı bir güzelliğe sahip olan Krakow, mükemmel restoran ve barlara sahip bir şehirdir. Ancak bu şehirde restoran ve barların önüne geçen kahve aşkı, cafelerin çok daha fazla ilgi görmesine neden oluyor. CharlotteDışarıdan bakıldığında bir fırın, hatta bir ekmek müzesi görüntüsü veren Charlotte, modern ahşap ve mermer dokuları, yüksek tavanlı rahat alanı ve terası ile Krakow’un en iyi cafeleri arasında yer alıyor. Cafede çıtır çıtır fırın ürünleri, omletler, sandviçler, biralar, şaraplar ve tabi ki mükemmel kahve çeşitleri sizleri bekliyor. Son derece nazik ve özenli çalışanları ile Charlotte, bir yorgunluk kahvesi içmek için dahi olsa, Krakow’da mutlaka gidilmesi gereken bir mekan.  Wesola CafeWesola Cafe’yi Türkçe; neşeli kafe olarak tercüme edebiliriz. Adına uygun minimalist bir dekora sahip. Cafeye girer girmez hoş geldiniz diyerek misafirlerini karşılayan ilgili personelleri ve parlak neon bir tabela üzerinde “Lepiej Pic Kawe Niz Nie” yazısı ile karşılaşacağınız Wesola’da bulunan bu yazı; “ en iyisi daha iyi bir kahve içmektir” anlamına geliyor. Cafe muhteşem espresso seçeneklerinin yanı sıra, omletler, çorbalar, sandviçler, geleneksel Polonya hamur işleri, çok çeşitli bir kahvaltı ve taze meyve suyu seçeneklerini de sunuyor.  Tektura

 

Modern çizgilerden daha çok konforun ön plana çıktığı bir mekan. Girişte bulunan tezgah üzerinde duran, sandviçler, smoothieler, çeşitli bira şişeleri ve tabi ki kahve çeşitleri hemen dikkat çekiyor. Şaşırtıcı derecede lezzetli ve bu yiyecekler arasında ev yapımı granola, farklı sunumlarla servis edilen meyve tabakları ve Yunan yoğurdu en çok tercih edilenler arasında yer alıyor.