Detoksu Günlük Hayata Almak 0 25

Günlük hayatta karşılaştığımız toksinler cildimizin sağlıksız görünmesine, yorgunluk, mod değişiklikleri, konsantrasyon bozukluğu, kilo artışı gibi sayısız rahatsızlığın sebebi. Maalesef yaşadığımız sürece toksinlere maruz kalacağız. Ama güzel haber şu ki, vücudumuz zaten toksinlerden arınmak üzerine harika bir sistem kurmuş. Karaciğerimizin başı çektiği bu sistemi destekler şekilde yaşarsak toksinlerden arınma işini daha kolay atlatıp bir çok rahatsızlıktan uzak kalabilmemiz mümkün.

 

 

Yukarıda bahsettiğim rahatsızlıkların artmasıyla birlikte etrafta detoks kürleri de çoğalmaya başladı. Bu detoks kürlerini denemeye karar verirseniz mutlaka güvenilir bir hekim ya da diyetisyen tarafından hazırlanmış olmasına dikkat etmelisiniz. Ancak detoksun yolu sadece yılda 1 kere radikal beslenme değişiklikleri yapmaktan geçmiyor. Vücut zaten sürekli 7/24 kendini toksinlerden arındırdığı için, vücudun bu mekanizmasını günlük hayatta desteklemek daha kalıcı ve sağlam bir çözüm.

 

Aslında vücudun detoks faaliyetleri günlük hayatta ufak değişiklikler yapılarak desteklenebilir ve böylece kendinizi yormadan ve sıkmadan daha sağlıklı olabilmek kolaylaşır!

 

Peki bunun için neler yapabiliriz?

 

1. Öncelikle vücuda giren ek toksinleri azaltalım:

 

  •  Alkol: Karaciğerde direk zehir olarak tanımlanır ve yine bu organda acid aldehyde’e dönüştürülür. Ek bilgi: fazla alkol tüketildikten sonraki sabah baş ağrınızın sebebi, vücuttan tam olarak atılamamış acid aldehyde’dir.

 

  •  Sentetik maddeler: Çeşitli hastalıklar için aldığımız ilaçlar, yiyeceklerden aldığımız böcek ilaçları, ciltten emilen maddeler yani kullandığımız şampuan, duş jelleri, kremler.

 

  • Şeker ve yağda kızartılmış yiyecekler: Rafine şekerin her türlüsü ve doymuş yağda yüksek ısıda kızarmış yiyecekler.

  

2. Karaciğerin detoks sürecine yardımcı olalım:

 

  • Sağlıklı yağlar: Hindistan cevizi, avokado, balık yağı, yumurta sarısı, serbest gezmiş hayvanlarda bulunan yağlar, karaciğerin işlevlerine yardımcı olduğu için artırılması gerekiyor.

 

  •  Sülfür: Yumurta, soğan, sarımsak ve brokolide bulunan sülfür karaciğerin ikinci fazında kullanıldığı için çok çok önemli.

 

  • Kemik suyunda bulunan jelatin: Kemik suyunun faydaları saymakla bitmiyor ama kemik suyu içinde bulunan jelatinin içinde bulunan prolin ve glisin, karaciğerin bizzat arınma sürecinde kullandığı amino asitlerden. Vücut bu amino asitleri kendisi de yapabiliyor ama çok sevgili karaciğer, dışarıdan ek olarak gelen bu güzel besinlere asla hayır demez.

 

  • Egzersiz: Toksinlerin vücutta daha kolayca hareket edip karaciğere daha rahat ulaşması için hareket şart. Hatta, bir araştırmada kafeslerinden çarkları kaldırılan obez farelerin, 1 haftalık egzersiz yoksunluklarından sonra karaciğerlerinde yağlanma görülmüş.

 

  • Stres azaltımı: Stres oranınız yükseldiğinde, karaciğer detox faaliyetine odaklanamaz. Çünkü sempatik sinir sistemi aktive olur ve vücudun kaynakları dinlenme/sindirme modundan çıkıp savaş/kaç moduna girer. Bu da vücudun kaynaklarının iç organlara değil, kol ve bacaklara yönlenmesine sebep olur. Karaciğere giden enerji azalınca, arındırma kapasitesi düşer. Bu yüzden de stresinizi azalttığını düşündüğünüz aktiviteleri de hayatınıza sıklıkla almakta fayda var.

Sağlık Koçu Pınar Taşkınlar, beslenmenin sağlımıza etkisi, kronik hastalıkların engellenmesi ve sağlıklı yaşlanma üzerindeki önemi hakkında dünyaca ünlü doktorlar ve bilim insanlarından eğitim aldı. Institute of Integrative Nutrition mezuniyetini takiben beslenmenin hastalıkların engellenmesi üzerindeki önemini derslerinde ve bireysel seanslarında anlatan Pınar, kişilere sağlıklı bir hayat tarzıyla potansiyellerine erişmeleri için yardımcı oluyor. 

 

Pınar Taşkınlar hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz, Facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

 

Şehirde ve Sağlıklıwww.facebook.com/sehirdevesaglikli  

 

 

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Besleyici Balın Faydaları 0 33

Balın Tarihçesi Bal, doğadan gelen eşsiz lezzeti, kusursuz görümü, kıvamı ve besleyici içeriği ile insanlar için önemli bir yere sahiptir.İnsan yaşamında hem besin hem de ekonomi alanının bir parçası olan bal, Cilalı Taş döneminden günümüze kadar gelebilmektedir. Bal yapan arılar ve balları toplayan tarih öncesi bir insanın resmedilmiş hali, İspanya Valencia’da bir mağarada bulunmuştur. Belli ki o dönemde yaşayan insanlar, ağaçlara tırmanıp, arılarla savaşarak balı bir besin maddesi olarak keşfedip kullanmışlardır. Bu da balın tarihinin ne kadar eski dönemlere dayandığını kanıtlıyor.  147 Farklı Bal ReçetesiBozulmayan yapısı sayesinde bal, yüzyıllar boyunca vazgeçilmeden tüketilen bir besin oldu. Bal, farklı felsefi ve dini görüşlerin kaynağı sayılan Hindu dinlerinde kutsal sayılmıştır. Hatta kutsal kitaplarda da balın ismi geçiyor. Uzakdoğu ülkelerinden olan Çin’de bala geçmişten beri değer veren bir kültürdür. Antik Çin tıbbında, beş temel elementten bir tanesi olan toprağın temel parçası olarak kabul ediliyor. Mısır’da, 1550 senesinde Eber’e ait yazılan papirüste, 147 farklı bal reçetesi bulunmuştur. Roma döneminde de bal altın kadar değer kazanmıştır! Antik Yunan’da Artemis’in sembolü olan arı, dönemde madeni paraların üzerinde de yer alıyordu. Kitaplarda da bal ve faydaları sıklıkla anlatıldı. Siz de balın eski medeniyet dönemlerine ait sırlarını keşfederseniz bizimle paylaşmayı unutmayın olur mu? 🙂  Doğal Olmayan Bal Nedir?Ana arı ve on binlerce işçi arının bulunduğu arı kolonileri, kendi vücutlarından salgılamış oldukları balmumu ile petekleri oluşturuyor. Tarlaya keşfe giden arılar kovana bal getiriyor. Çiçeklerin yaklaşık 180.000 kez ziyaret edilmesi gerektiğini biliyor musunuz? Doğal ballar, çiçek balı, çam balı, petekli süzme bal, sızma bal ve filtre edilmiş bal gibi pek çok isimle sınıflandırılıyor. Bir de doğal olmayan ballar var. Aklınızda, “Doğal olmayan bal nedir?” diye bir soru oluştuysa hemen cevaplayalım. Doğal olmayan ballar, arıların yalnızca şeker şurubu ile beslenmesi ile elde ediliyor. Yani bal, çiçeğin nektarından değil, kovan önüne dökülen şekerden elde ediliyor. Bu bal, aynı doğallıkta değildir ve bal adı altında satılmaması gerekir. Gerçek balı, tadı ve kokusundan ayırt etmek mümkün.  25 Mayıs Dünya Arı Günü 25 Mayıs, Dünya Arı Günü olarak kutlanıyor. Dünya genelinde doğal kaynaklar giderek yok oluyor. Arıların varlığı ve balın üretimi Türkiye’de ekonomi açısından da çok önemli bir noktada yer alıyor. Arıların korunması gerektiğini unutmayalım. Bal, doğal bir besin ve enerji kaynağıdır. Bal ile hayatımıza giren apiterapi mucizesi pek çok hastalığın önlenmesi için kullanılmaktadır, linkten ulaşabiliriniz.  https://www.mutfakgurmesi.com/single-post/2017/05/06/Balla-Gelen-Apiterapi-Mucizesi  

Frozen Tarifleri 0 58

Meyve ve buz ikilisinin karıştırılmasıyla elde edilen frozen çeşitleri, tamamen doğal malzemelerden oluşuyor. Küp ya da kırılmış buzlar, meyveler, marmelat ve reçeller, çırpılmış krema ve şekerlemeler, bu trendde baş rolde. Kendimizi serin hissedebileceğimiz 5 frozen tarifi… 1. Su Deposu: Karpuz Frozen Karpuz, tıpkı salatalık gibi tam bir su deposudur. Susuzluğumuzu unutup, serinleyebileceğimiz vitaminli bu meyve ile frozen hazırlayabilirsiniz. Malzemelerimiz: 1 dilim karpuz, buz ve 1 tatlı kaşığı toz şeker. Çekirdeklerini temizlediğimiz karpuzu mutfak robotundan geçirelim. İçerisine buz ve şeker parçalarını ilave edip, birkaç dakika karıştıralım. Buz parçalayan özel mutfak robotlarının olduğunu unutmayın olur mu? 🙂  2. Hoş Kokusuyla: Çilekli Frozen Çilek, yazın en sevilen meyvelerindendir. Özellikle çocuklar çilek yemeye bayılıyor! Siz de çocuklarınız için bu meyveyi frozena dönüştürerek onları sevindirin. 3 yemek kaşığı esmer şeker, 10 adet çilek, buz parçaları ve taze nane. Biz esmer şeker yerine çilek reçeli de tercih ediyoruz. Siz de deneyebilirsiniz. Tüm malzemelerimizi karıştırıp, nane yaprakları ile servis edebiliriz.  3. Limonata Tadında: Limonlu Frozen C vitamini açısından en güzel meyvelerden bir tanesi de limon. Enerjisini içinizde hissedip, sıcaklarda serinlemek için siz de limonlu frozen hazırlamaya ne dersiniz? 1 adet limon, 1 yemek kaşığı toz şeker, buz ve nane yaprakları. Blender içerisine nane yapraklarımızı ve buzlarımızı koyalım. Limonları da içerisine ekleyip, blenderdan geçirelim.  4. Protein Zengini: Muzlu Frozen Protein, A vitamini, demir ve fosforun en fazla olduğu meyvelerden bir tanesi de muzdur. Bu kadar besleyici bir lezzeti frozen olarak tüketmek iyi bir fikir olabilir. 1 adet muz, 2 çay bardağı kadar süt, buz ve 3 yemek kaşığı vanilyalı dondurma. Tüm malzemelerimizi blender ile karıştıralım. Muzlu frozen hazır!  5. Vitaminli: Şeftali Frozen Meyvelerin vitamininden faydalanmak istiyor, ancak aynı şekilde tüketmekten sıkılıyorsanız; frozen hazırlayabilirsiniz. Şeftali içerisinde oldukça fazla vitamin bulunuyor. 1 şeftali (dilimlenmiş), buz. Şeftali dilimleri ve buzu blendera koyalım ve düğmesine basalım. İşte bu kadar basit! Sıra sizde…