Küba’dan Lezzetler 0 27

Küba denilince akla 1950’li yılların arabaları, tarihi sokaklar ve hareketli bir hayat geliyor. Ülke, mutfak alanında da oldukça renklidir. Dünyanın en otantik şehirlerinden biri olan Havana’ya ev sahipliği yapması bile bu ülkeyi sevmek için yeterli. Ancak Küba’yı farklı kılan tek özellik bu değil. Ülkede eşine az rastlanır bir yemek kültürü var. Özellikle pirinç ile yapılan yemekler Küba mutfağında önemli bir yere sahip.  Pirinç, Karayipler’e 16. yüzyılda geldi. İspanyol sömürgeciler, Veracruz ve Portekiz’deki ticaret limanlarından getirdikleri Asya pirinçlerini buralarda plantasyonlar kurarak yetiştirmeye başladılar. Ayrıca Afrika pirinçleri de eski köleler tarafından ekilmeye başlandı. Ülkenin ılıman ve nemli iklimi pirinç yetiştirmek için uygundu. Nihayetinde yüzyıllar boyunca adanın en önemli tarım kaynaklarından biri hâline geldi ve Küba mutfağında önemli bir yer kazandı. Churros, en sevilen Küba tatlıları arasında yer alıyor. Büyük ve küçük boyutlarda yapılan halkaları siz de çok seveceksiniz. Cubano Sandviç de, Küba’da oldukça fazla tüketiliyor. Etlerle hazırlanan bu sandviç, yeşilliklerle ekmek arasında yerini alıyor.  Küba mutfağı denilince akla gelen ilk yemeklerden biri Küba pilavı, yani İspanyolca söylenişiyle “Arroz A La Cubana”dır. Küba ve İspanya’da seçkin restoranların, otellerin menülerinde yer alan Küba pilavı, özel sarı bir pirinçten yapılıyor. Bezelye eklenerek pişirilen pilavda bol baharat kullanıldığını da söylemek mümkündür. Pilav, lezzetini harcına koyulan biberlere ve baharatlara borçludur. Küba pilavı, sahanda yumurta ve kızarmış muz ile birlikte sunuluyor. Türk mutfağında pek benzeri bulunmayan bir sunum biçimi olsa da, pilavın baharatlarla kızartılmış muz ve yumurta ile birlikte oldukça lezzetli olduğunu belirtmek gerekiyor. Muz, Afrika’da ve Karayipler’de bir ana yemek malzemesi olduğu için durum pek anormal karşılanmıyor. Küba’nın pirinçle yapılan bir diğer lezzetli yemeği de Arroz Congri, yani kara pilavdır. Küba’ya gittiğinizde her sokakta bu pilavın satıldığını görebilirsiniz.  Arroz Congri Tarifi: İçindekiler——————————————-

  • 2 tatlı kaşığı zeytinyağı,
  • ½  fincan doğranmış yeşil dolma biberi,
  • ½  fincan doğranmış kırmızı dolma biberi,
  • 1 doğranmış orta boy beyaz soğan,
  • 2 diş dövülmüş sarımsak,
  • 1 siyah fasulye konservesi,
  • 1 su bardağı uzun taneli pirinç,
  • 1,5 su bardağı su,
  • 1 / 2 tatlı kaşığı kimyon,
  • 1 adet defne yaprağı,
  • Kekik, tuz ve karabiber 

  Hazırlanışı——————————————-1. Öncelikle yağı tencereye ekleyelim ve orta ateşte ısıtalım. Soğan, biber ve sarmısakları yağ kızmaya başlayınca ilave edip 4-5 dakika kadar soteleyelim. 2. Ardından pirinç, fasulye, su, defne yaprağı, karabiber ve kimyonu ilave edebiliriz. Pirinç ve fasulyeler görünene kadar ara sıra karıştırarak pişirmemiz yeterlidir. Ancak dinlendirme aşaması pişirmeden daha önemlidir. Tencerenin kapağını folyoyla kapatarak 15 dakika kadar dinlendirdiğimizde pilavımız hazır olacaktır.   

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

New York Sokak Yemekleri 0 28

New York 170 farklı dilin konuşulduğu ve bu şehirde yaşayan her 3 kişiden 1 tanesinin Amerika dışında doğmuş olması gibi enteresan istatistiklere sahip çok uluslu ve çok kültürlü bir şehirdir.   Çok kültürlü bir şehir olmanın avantajıyla son dereceli eğlenceli bir şehir olan New York’ta yapamayacağınız tek şey var; Diyet! Sosisten ekmeklere, burgerden tatlılara, pizzadan bagele birbirinden lezzetli ve pek kalori dostu olmayan yemek kültürüyle New York sokaklarında bizimle beraber bir lezzet keşfine çıkmaya hazır mısınız?  New York için söylenmiş ve en kısa yoldan şehri anlatan en çarpıcı söz “hiç uyumayan şehir” yakıştırması diyebiliriz. Günün 24 saati durmayan ve hep bir yoğunluk içinde trafiği, 24 saat çalışan metroları ile New York sosyal yaşamı bir an bile olsun durmuyor. Bunca kalabalık ve yoğunluk içinde New York’ta yaşayan insanlar için mutfak kültürünün daha çok “karnım doysun yeter” şeklinde olduğunu söyleyebiliriz.  New Yorklular için kahvaltı kavramı, mısır gevreği veya bir bagel ve yanında bir fincan kahveden ibarettir. Şehrin en yoğun olduğu öğle saatlerinde ise New Yorkluların çoğunun beslenme tercihi sandviçler ve burgerler olurken, akşam yemeklerinde ise kalın bir dilim et ve biraz sebze yeterlidir. Hemen hemen her mutfağa ait restoranları bulabileceğiniz şehirde, ilk sıraları ise; Meksika, Çin ve İtalyan restoranları alıyor.   Ama New York’ta yemek yedim diyebilmek için sokağın atmosferini içine çekmeli ve sokak yemekleri ile mutlaka tanışmalısınız. Yumuşacık içi, parlak ve kıtır dış düzeyiyle bagel kahvaltı için en güzel alternatif sokak yemeklerinin başında gelir.   Tarihi 19. Yüzyıla dayanan ve tipik bir New York fastfood ürünü olan hot dog ise sokak yemekleri arasında en çok tercih edileni. Sosis, peynir, domates sosu ve ekmek bir New Yorklu için ayaküstü tüketilebilecek en iyi yemektir. Beni hot dog kesmez daha fazlasını istiyorum diyenler içinse klasik bir hamburger menü ya da daha farklı lezzetleri keşfetmek isteyenler için çavdar ekmeği arası sığır pastırması da tercih edilebilir.   Tatlı diyince ise New York sokaklarında donut, cupcake ve normal bir cheesecake olmayı asla kabul etmemiş ve şehirle bütünleşerek şehrin adını almış olan New York Cheesecake’i deneyebilirsiniz. 

Ramazan Ayı Ritüelleri 0 29

Ramazan ayı sadece oruç ibadetinin gerçekleştiği kutsal bir ay olmanın ötesinde; sosyal hayatımıza farklılıklar katan ritüelleriyle de çok özel. Kimimizi çocukluğumuza götürecek, kimimize “nerede o eski Ramazanlar” sözünü tekrar ettirecek bu ritüelleri birlikte hatırlamaya ne dersiniz?   1. Ramazan eğlenceleriBu eğlencelerin tarihi oldukça eskiye dayanıyor ve yüz yıllardır ramazan ayı için çeşitli eğlenceler düzenleniyor. Geçmiş zamanlarda ramazan aylarında, Hacivat ve Karagöz gölge oyunları, çeşitli şovlar ve eğlenceler düzenlendiği gibi, günümüzde de bu eğlenceler geleneksel olarak devam ettiriliyor ve Ramazan ayının her günü farklı bir eğlence ile yaşanıyor.  2. MahyalarRamazan ayı geldiğinde yüksek minareler arasına aslan mahyalar ile insanlara çeşitli mesajlar ve bilgiler veriliyor. Bu mahyalar Ramazan ayı boyunca görsel birer şölen sunuyor.  3. İftar yemekleriİftar Ramazan ayında oruçlarımızı açtığımız vaktin adı. Evlerimizde dahi normal akşam yemeklerinin çok ötesinde farklı bir tat veren iftar yemekleri, çeşitli davetler, toplu iftarlar ve iftar çadırları ile birlikte birlik ve beraberlik anlamında büyük önem taşıyor.  4. İftariyeliklerÇoğunlukla ilk orucunu tutan ya da küçük yaşına rağmen oruç tutmaya heves eden çocuklar için iftar yemeği sonrası sunulan çeşitli şekerleme, çikolata gibi atıştırmalıklara iftariyelik deniyor. Bu şekerlemeler arasında artık pek bulunur olmasa da, horoz şeklinde yapılan horoz şekerler ilk sırayı alıyor.  5. Sahura kadar açık mekanlarBu mekanlar arasında ilk sıraları geçmişten bugüne geleneksel olarak kahvehaneler ve kafeler alıyor. Yakın çağda ise internet kafeler de sahura kadar açık mekanlar arasında yerini almış durumda. Tabi birçok restoran ve fırında sahura kadar hizmet vermeye devam ediyor.  6. YardımlaşmaRamazan ayı ile birlikte yardımlaşma da çok daha büyük bir önem kazanıyor ve bu anlamda çok daha büyük bir farkındalık oluşuyor. Örneğin İslam dininin bir gereği olarak Ramazan ayında her yıl Diyanet tarafından belirlenen fitre, ailede ki birey sayısı kadar muhtaç olan kişilere veriliyor. Bunun beraberinde Ramazan ayı ile birlikte ihtiyaç sahiplerine çeşitli erzak yardımları da yapılarak sosyal anlamda büyük bir hareketlilik yaşanıyor.