Kim Mor Ekmek İster? 0 31

“Mor ekmek nedir? İçerisinde ne gibi besinler yer alıyor?” dediğinizi duyar gibiyiz. Düşük glisemik endekse sahip olan mor ekmek trendi hızla yayılıyor! Ekmek, sağlığımıza faydalı olup olmaması konusunda son yılların en çok tartışılan besinlerinden. Sağlıklı beslenmenin bir parçası olmaktan çıkan ekmek, farklı malzemelerle hazırlanıyor. Günümüzde beyaz ekmeğe alternatif olarak; kepek ekmeği, tam buğday ekmeği, ruşeymli ve tahıllı ekmekler tüketiliyor.  Türkiye’de henüz fırınlarda yapılmaya başlanmayan mor ekmek ise, antioksidanlar açısından zengin olduğu için dünya trendleri arasında yerini almayı başarmış bile. Beyaz ekmeğe benzer tadı ile sevilmeye başlanan mor ekmek, düşük glisemik endeksine sahiptir. Yani bu ekmek, kan şekerinin yükselmesini engelliyor. Eğer hızlı acıkma gibi şikayetleriniz varsa bu ekmek Türkiye’de yapılmaya başladığında mutlaka deneyin.  Dünyada, beyaz ekmeğe karşı yürütülen mücadelenin tabanında, şeker gibi rahatsızlıkların artması gibi sebepler bulunuyor. Çok hızlı sindirilen beyaz ekmekler, bünyeyi çok daha çabuk acıktırıyor. Hem yeni formu hem de lezzeti ile mor ekmekler, antioksidan bakımından da zengin.  Ekmeğin mor olmasının sebebi, içerisinde antosiyanin maddesinin bulunmasıdır. Meyveye, sebzeyeve çiçeklere rengini veren bu madde, mavi ve mor renk pigmentleri içeriyor. Yaban mersini, üzüm, patlıcan ve pancarda bulunuyor. Geleceğin süper besini olarak sayabileceğimiz mor ekmek, Türkiye’de ve dünyada hızlı üretime sahip olunabilmesi için üzerinde çalışılabilen yeme trendi olarak karşımıza çıktı. Singapur’da araştırma yapan Zhou Weibiao isimli uzman, bu besinin vücut tarafından yaklaşık %20 daha yavaş sindirilmesini sağlıyor. Bu sayede aslında acıkma da yavaş sağlanıyor.  Ekşi mayalı bir ekmek hamuru içerisine pancar suyu ya da mor havuç suyu ile siz de benzer renkte ekmek hazırlayabilirsiniz. Tabii ki evdeki malzemeler ile hazırlayabileceğimiz ekmek, bahsettiğimiz kadar sağlıklı içeriğe sahip olamayacaktır. Ekmek çeşidi, ne kadar fazla olursa olsun, günlük tüketime dikkat etmemiz gerekir.  

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 Adımda Evin Şefi Nasıl Olunur? 0 17

Profesyonel aşçılar, mutfaklarda öğrenmiş oldukları teknikleri ve lezzetlerin püf noktalarını kullanıyor. Siz de kendi evinizin şefi olabilirsiniz! 1. Denemekten KorkmayınMonoton bir beslenme düzeyi ve aynı şekilde hazırlanan tabaklar, belli bir zaman sonra sizi de sıkabilir. Bu durumda denemekten asla korkmamalısınız. Dünya kültürüne dair yemekler, mutfak sırları, kullanılan malzemeler, gurme lezzetler ve yemek alanındaki her şey, kültürel değerleri karşımıza çıkarıyor. Yenilikleri deneyebilecek duygusal güce ve damak tadına sahip olarak, ondan zevk almaya çalışın. Farklı kültürlere ait mutfak unsurlarını satın alın, onların sofralarında yer bulan lezzetleri deneyin.  2. Mutfakta Sevdiğiniz Unsurları ArttırınMutfak, içerisindeki ateşi, bıçakları ve stresi ile zor bir alandır. Öncelikle kendi evinizin şefi olmanız için stresli ortam içerisinde, sevdiğiniz unsurların fazla olmasını sağlamalısınız. Hazırlama, pişirme ve sunuma hazırlama alanlarında kullanacağınız gereçlerin sevdiğiniz renklerde, tasarımlarda olmasını seçmek sizin elinizde.   3. Plan YapınÖncelikle mutfakta bir yemek, pasta ya da yeme-içme alanına dair herhangi bir konuda marifetinizi ortaya koymak istiyorsanız, ne yapacağınız bilmelisiniz. Emin olmak, ilk verilmesi gereken kararlardandır. Kendinizi lezzete adapte ettiğiniz zaman, onu en iyi şekilde pişirebilmek adına daha çok çabaladığınızı fark edebilirsiniz. Profesyoneller, yalnızca güzel yemek yapıp, tabakları sunuma harika şekillerde hazırlamak ile şef olmuyorlar. Aynı zamanda planlama da, işin en önemli noktasıdır. Hangi lezzeti nerede pişireceğinizi bilip, ona göre hazırlık yapmak, işinizi kolaylaştıracaktır.  4. Pişirme Tekniklerinden FaydalanınYemeklerin, daha lezzetli hale gelebilmesi, pişirme ile mümkündür. Pişirme alanına baktığımızda soteleme (sauteing) yönteminden buharda pişirmeye (steaming) ve haşlamaya (boiling), kızartmadan (frying) fırınlamaya (baking), ızgarada pişirmeden (broiling) suda pişirmeye (poaching) kadar pek çok yöntem bulunduğunu görebiliriz.  Bu yöntemler, her besin için farklı olarak kullanılır. Öncelikle siz, “Yapacağınız besinleri en iyi nasıl pişirebilirsiniz?” sorusunun cevabını bulmalısınız.  5. Yemek Süslemeleri Yapın (Presantasyon)Hangi çeşitte olursa olsun, yemeklerin süslenerek sunuma hazırlanması, yemeğin kalitesini ve lezzetini arttırıyor. Öncelikle yemeğin göze hitap etmesi gerekir. Süsleme sanatı yaratıcı olmanızı gerektirir. Az ya da fazla olmayacak şekilde, o ayarı tutturmak önemlidir. Yemeğe koku verecek malzemeleri doğru seçip, renk uyumuna dikkat ederek süsleyebilirsiniz. Eğer yemeğinize sos koyarak bir farklılık meydana getirmek istiyorsanız, mutlaka ısılarına dikkat etmelisiniz. Sıcak soslar donuk ve tabakalı olmamalıdır. Bunun için uygun tabak seçimi de önemlidir. Servise geçmeden önce, bulaşan sos ve malzemeleri temizleyelim. Özen ve titizlik, görsellikle buluştuğunda, ortaya çıkardığınız iş çok daha başarılı olacaktır.  

Düşük Karbonhidrat Diyeti 0 16

Kimi zaman kilo vermek, kimi zaman ise sağlıklı bir vücuda sahip olmak için diyet yöntemine başvururuz. Düşük karbonhidrat diyeti de bunlardan bir tanesidir. Bilindiği gibi birçok diyet, geçici bir zayıflık sağlarken gerçekten sağlıklı olmaya yönelik beslenme ile yapılan diyetler, hem kalıcı zayıflık sunar hem de dinç bir görünüm sağlarlar. Bu diyetlerden bir tanesi de, düşük karbonhidratlı beslenme diyetidir. Düşük karbonhidratlı besinler, yağ yakarken aynı zamanda kasların güçlenmesini hızlandırıyor. Ancak bu diyet profesyonel sporcular ve her gün antrenman yapan sporcular için uygun değildir. Düşük karbonhidratlı beslenme yöntemi hareketsiz bir yaşama sahip olanlar ya da günde en fazla bir saat spor yapanlar için daha uygun bir beslenme programı olarak uygulanabilir. Bu beslenme ile hızlı yağ yakımı sonucunda fit bir görünüme kavuşmak, yüksek enerjiye sahip olmak ve kilo verdikten sonra hızlı kilo alımı problemi yaşamamak için uygulanabilir.  Düşük karbonhidratlı beslenme düzenini sağlamak için yenilmemesi gereken yiyeceklerin başında şekerli gıdalar, ekmek, baklagiller, nişastalı yiyecekler, hazır meyve suları, pirinç, tahıllı gıdalar, mısır, enerji içecekleri, asitli içecekler ve dondurma gibi yiyecekler yer alıyor. Peki, bu süreçte neler yenebilir? Beyaz et başta olmak üzere et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, meyveler ve sebzeler tüketilebilir. Önemli olan yenilen besinin içinde bulunan karbonhidrat miktarını belirlemektir. Bu miktara göre tüketildiğinde istenilen sonuç elde edilebilir. Vücudun bol lif kaynağı alması da önemlidir. Salata ve kuru yemişler, gün içerisinde vücuda gerekli olan lifi verebilir. Eğer tatlıdan vazgeçemeyen biriyseniz, bu süreçte aşırı şeker ve un ile yapılan tatlılardan uzak durup, sağlıklı lezzetleri tercih edebilirsiniz.  Hem lezzetli hem de kilo aldırmayan harika bir tatlı tarifi paylaşıyoruz sizlere: Hurmalı diyet tatlısı. İçindekiler—————————————–

  • 1 çay bardağı kakao,
  • 5 adet hurma,
  • 1 çay bardağı Chia tohumu,
  • 1 çay bardağı Hindistan cevizi,
  • 1 tatlı kaşığı bal,
  • 1 su bardağı ceviz içi,
  • 5 yemek kaşığı yulaf ezmesi

 Hazırlanışı—————————————–1. Ceviz içini, çekirdeğini çıkardığımız hurmayı, balı, Chia tohumunu, yulaf ezmesi ile karıştıralım. Yaptığımız karışımı blenderdan geçirelim. 2. Hazırladığımız kurabiye harcını, avucumuzun içinde yuvarlayalım ve top haline getirelim. 3. Yaptığımız topları önce kakao, sonrasında  Hindistan cevizine bulayalım. 4. 30 dakika buzdolabında bekletelim ve servise hazır hale gelince sunabiliriz.