Meksika Mutfağından Baharatlı Sıcak Kakao 0 16

Yaklaşık 9 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Meksika mutfağı, kakaoyu yüzlerce yıl önce keşfetti… Mezoamerikan kültüründe ilk uygarlıklardan olan Olmekler, M.Ö. 1800-1500 senelerinde Meksika’nın Oaxaca vadisi içerisinde yaşayan halkı temsil ediyor. Kakaoyu ilk keşfeden uygarlıklardan olan Olmekler’in yaşadığı bölgelere diğer ülkelerden gelen insanlar, kakaonun yetiştirildiği ve tüketildiğine dair bir takım sonuçlara ulaşmışlardır. Her ne kadar bu bulgular az olsa da, Meksika’da yapılan arkeolojik kazılarda, kakao içeceği kalıntısı içerek seramik kaselere rastlanmıştır.  Olmeklerin tasarladığı “tekomat” isimli kavanozlar, kakao içmek için kullanılıyordu. Çağlar geçtikçe pek çok uygarlık sıcak kakao içmek için, farklı tasarımlara sahip kaseler üretmeye başladı. Zaman içerisinde kakao çekirdekleri fermente edildi ve kurutuldu. Kavrulan çekirdekler ise yiyecek olarak kullanılmaya başlandı.  Maya uygarlığı döneminde, kakaonun modern anlamda keşfedildiğinden bahsedebiliriz. Öyle ki, fermente edilip, yiyecek olarak tüketilmeye başlanan kakao, yalnızca tüketimde değil, festivallerde de önemini bu dönemde kanıtlamıştır. Kakaonun o dönemde festivallerde önde gelen araçlardan olması, saray yaşantısından kesitler sunan süslü fincanlarla birlikte ritüellere katılanlara sunuluyordu. Katılanlara, tanrı tarafından armağan edildiği söyleniyordu.  Meksikalıların en önemli içecekleri arasında yer alan kakao, iklime göre farklılıklar göstermektedir. Öyle ki, Meksika’da yetişen kakao çekirdeği, parlak ve asitli olarak oluşuyor. Meksika’nın yüksek bölgelerinden olan Mikstek’de hazırlanan köpüklü kakao içeceği, evlenen kişiler tarafından birbirine hediye ediliyordu. Bu gibi ritüeller, Meksika’nın çeşitli bölgelerinde yapılmıştır.  Günümüzde, tatlı ve katı formundan çok daha farklı sunuma hazırlanan bu içecek, Meksika ritüellerinde, dini kutlamalar, düğünler, tanrıya teşekkür gibi törenlerde sembol olmuştur. Hatta yeni doğan bebeklerin vaftiz törenlerinde de kakao ikram edilmiştir. Karın ağrılarını iyileştiren, bazı hastalıkların tedavilerinde kullanılan içecek, 1828 senesinde Van Houten tarafından tatlı formuna dönüşmüştür. Geçmişte krallar ve ileri düzey insanlar için acı bir içecek olarak hazırlanan kakao, günümüzde hemen hemen herkesin vazgeçmeyeceği bir tat olarak tüketiliyor. Baharatlı Sıcak Kakao Yapılışı: İçindekiler

  • 2 su bardağı yarım yağlı süt,
  • 1/2 bardak çikolata likörü,
  • 1/2 fincan tam yağlı süt,
  • 1 tatlı kaşığı vanilya,
  • Çay kaşığının ucu kadar ancho biber tozu,
  • 1 tatlı kaşığı tarçın,
  • Tarçın çubuğu,
  • 1 çorba kaşığı şekersiz kakao,
  • Çikolata

 Hazırlanışı 1. Yarım yağlı süt, tam yağlı süt, çikolata likörü, vanilya, şeker, kakao, tarçın ve biber tozunu bir tencerede çırpalım. 2. 2 adet tarçın çubuğunu içerisine ilave edelim. Orta derecede pişene kadar karıştıralım. 3. İçerisine çikolata ilave edelim ve çikolata eriyene kadar karıştırmaya devam edelim. Biraz kaynatalım. 4. Sunuma hazırlayacağımız fincanlar içerisine kakaomuzu koyalım ve tarçın çubukları ile süsleyelim. 

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paris'de Sabahlar 0 20

Paris’e kaçıncı kez gitmiş olursanız olun, her gidişinizde farklı bir duyguyu yaşarsınız. Tarihi yapısı, göz alıcı ve eşsiz binaları ve sofistike sokakları ile Paris, her seferinde bir başka şehirmiş gibi gelir gözünüze. Güneşin yükselmeye başlaması ile tüm Paris yeni günle bir uyanır adeta…

 Paris’te sabahın erken saatlerinde sokağa çıkacak olursanız,  burnunuza dayanılmayacak güzellikte ekmek ve kahve kokuları gelecektir. Bu eşsiz kokuların izini sürerken açlık hissetmemek nerede olanaksızdır diyebiliriz.   Dünyanın en iyi ve en çeşitli mutfakları arasında önemli bir yeri olan Fransız mutfağında kahvaltılar ise çok gösterişli değildir. Fransızlar kahvaltıda çoğunlukla kahve, ekmek ve reçelleri tercih ederler. Bir Fransız için en vazgeçilmez kahvaltı öğesi ise kesinlikle kuruvasandır. Özellikle Paris’te insanların önemli bir kısmı sadece kuruvasan ve kahve ile kahvaltılarını yaparlar. Çoğunlukla sade olanı tercih edilse de, çikolatalı, jambonlu ve sebzeli kuruvasan çeşitleri de vardır.  Paris’te bir sabah yapılabilecek en güzel şeylerden birisi, kahve ve ekmek kokularını takip etmek olsa da, kahvaltı keyfiniz sonrası sabahın tadını daha fazla çıkarmak için bisiklete binebilirsiniz. Paris’te şehir içi ulaşımda bisiklet kullanımı çok yaygın ve belediye tarafından hazırlanmış olan bir proje sayesinde sizde bir bisiklete binerek şehrin tadını çıkarabilirsiniz. Hemen hemen birkaç sokakta bir karşılaşabileceğiniz bisiklet duraklarında otomatlara kilitli bisikletleri görebilirsiniz. Farklı dillerde açıklamaların bulunduğu otomatlardan kredi kartınızı kullanarak bir miktar depozito karşılığında bisiklet alabilirsiniz. İlk yarım saat için ücretsiz olan bu hizmet, sonraki süre için ücretli. Bisikleti tekrar otomatlara getirerek kilitlediğinizde ise ilk aşamada ödediğiniz depozitoyu geri alabiliyorsunuz. Önünde eşyalarınızı koyabileceğiniz sepetleri bulunan bu tek tip bisikletlerden şehirde tam 10.600 tane bulunuyor ve 750 farklı istasyon bulunuyor.  Birçoğuna göre dünyanın en güzel şehri olan Paris’i anlatmak, bu muhteşem şehirde yaşarken bile oldukça zordur. Eğer yolunuz bir gün Paris’e düşecek olursa, kahvelerin, ekmeklerin, kuruvasanın ve bisikletlerin keyfini mutlaka çıkarın.

 

Bon appétit!

 

New York Sokak Yemekleri 0 27

New York 170 farklı dilin konuşulduğu ve bu şehirde yaşayan her 3 kişiden 1 tanesinin Amerika dışında doğmuş olması gibi enteresan istatistiklere sahip çok uluslu ve çok kültürlü bir şehirdir.   Çok kültürlü bir şehir olmanın avantajıyla son dereceli eğlenceli bir şehir olan New York’ta yapamayacağınız tek şey var; Diyet! Sosisten ekmeklere, burgerden tatlılara, pizzadan bagele birbirinden lezzetli ve pek kalori dostu olmayan yemek kültürüyle New York sokaklarında bizimle beraber bir lezzet keşfine çıkmaya hazır mısınız?  New York için söylenmiş ve en kısa yoldan şehri anlatan en çarpıcı söz “hiç uyumayan şehir” yakıştırması diyebiliriz. Günün 24 saati durmayan ve hep bir yoğunluk içinde trafiği, 24 saat çalışan metroları ile New York sosyal yaşamı bir an bile olsun durmuyor. Bunca kalabalık ve yoğunluk içinde New York’ta yaşayan insanlar için mutfak kültürünün daha çok “karnım doysun yeter” şeklinde olduğunu söyleyebiliriz.  New Yorklular için kahvaltı kavramı, mısır gevreği veya bir bagel ve yanında bir fincan kahveden ibarettir. Şehrin en yoğun olduğu öğle saatlerinde ise New Yorkluların çoğunun beslenme tercihi sandviçler ve burgerler olurken, akşam yemeklerinde ise kalın bir dilim et ve biraz sebze yeterlidir. Hemen hemen her mutfağa ait restoranları bulabileceğiniz şehirde, ilk sıraları ise; Meksika, Çin ve İtalyan restoranları alıyor.   Ama New York’ta yemek yedim diyebilmek için sokağın atmosferini içine çekmeli ve sokak yemekleri ile mutlaka tanışmalısınız. Yumuşacık içi, parlak ve kıtır dış düzeyiyle bagel kahvaltı için en güzel alternatif sokak yemeklerinin başında gelir.   Tarihi 19. Yüzyıla dayanan ve tipik bir New York fastfood ürünü olan hot dog ise sokak yemekleri arasında en çok tercih edileni. Sosis, peynir, domates sosu ve ekmek bir New Yorklu için ayaküstü tüketilebilecek en iyi yemektir. Beni hot dog kesmez daha fazlasını istiyorum diyenler içinse klasik bir hamburger menü ya da daha farklı lezzetleri keşfetmek isteyenler için çavdar ekmeği arası sığır pastırması da tercih edilebilir.   Tatlı diyince ise New York sokaklarında donut, cupcake ve normal bir cheesecake olmayı asla kabul etmemiş ve şehirle bütünleşerek şehrin adını almış olan New York Cheesecake’i deneyebilirsiniz.