Portekiz Lezzetleri 0 29

Sizin keşfettiklerinizde  bu hafta Porto’ya özgü olan “Francesinha” ve “Pastel de nata” yöresel yemekler arasında yer alıyor.  Portekizce, “Fransız” kelimesinden türemiş olmasına rağmen, Fransız mutfağıyla tek bağlantısı “Croque monsieur” lezzetine benzeyen yemekleridir. Bu yemek için; “Portekiz’in et tüketimini gözler önüne seren bir et deposu” da denebilir. Restoranda sipariş verirken “Frenchie Singer” şeklinde telaffuz etmeniz işinizi kolaylaştıracaktır. İki dilim ekmeğin arasına sosis, salam, füme et ve biftek koyularak yapılan bu yemeğin can alıcı noktası ise sosu. Her restoranın kendine ait bir tarifi vardır. Bira ve domates bu sosu da, Portekiz restoranlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Çoğu zaman, bu sos ketçaptan daha tatlı ve daha sulu kıvamdadır. Yemeği Portekiz’de birçok büfede ve restoranda yanında patates cipsiyle beraber tadabilirsiniz.“Pastel de nata”, Türk damak zevkine uygun Portekiz tatlılarından biridir. Milföy, bir tart şekline getiriliyor. İçine yumurta sarısı, şeker ve unla hazırlanan krema dolduruluyor. Aynı fırın sütlaç gibi, üstü kızartılıp karamelize edildikten sonra servis ediliyor. İç dolgusunun gizemli bir tarifi olduğu söylense de, tadı pastalarda kullanılan kremalarla bizim muhallebilerimizin birleştirilmesini anımsatıyor. Bu tatlının en güzel özelliklerindenbiri de, Portekiz’de her yerde bulunabiliyor olmasıdır. Her ne kadar pastanelerde birçok farklı türü olsa da, ister havaalanında olun, isterseniz bir kafede, klasik Pastel de nata’nın belirgin ve güzel bir tadı var. Pastel de nata, taze olduğu sürece Portekiz’in her yerinde keyifle yolda yürürken veya kahve içerken yiyebileceğiz tatlılar arasında yer alıyor.   Paylaşımından dolayı Kaan Yılmaztürk’e teşekkür ederiz.  

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paris'de Sabahlar 0 20

Paris’e kaçıncı kez gitmiş olursanız olun, her gidişinizde farklı bir duyguyu yaşarsınız. Tarihi yapısı, göz alıcı ve eşsiz binaları ve sofistike sokakları ile Paris, her seferinde bir başka şehirmiş gibi gelir gözünüze. Güneşin yükselmeye başlaması ile tüm Paris yeni günle bir uyanır adeta…

 Paris’te sabahın erken saatlerinde sokağa çıkacak olursanız,  burnunuza dayanılmayacak güzellikte ekmek ve kahve kokuları gelecektir. Bu eşsiz kokuların izini sürerken açlık hissetmemek nerede olanaksızdır diyebiliriz.   Dünyanın en iyi ve en çeşitli mutfakları arasında önemli bir yeri olan Fransız mutfağında kahvaltılar ise çok gösterişli değildir. Fransızlar kahvaltıda çoğunlukla kahve, ekmek ve reçelleri tercih ederler. Bir Fransız için en vazgeçilmez kahvaltı öğesi ise kesinlikle kuruvasandır. Özellikle Paris’te insanların önemli bir kısmı sadece kuruvasan ve kahve ile kahvaltılarını yaparlar. Çoğunlukla sade olanı tercih edilse de, çikolatalı, jambonlu ve sebzeli kuruvasan çeşitleri de vardır.  Paris’te bir sabah yapılabilecek en güzel şeylerden birisi, kahve ve ekmek kokularını takip etmek olsa da, kahvaltı keyfiniz sonrası sabahın tadını daha fazla çıkarmak için bisiklete binebilirsiniz. Paris’te şehir içi ulaşımda bisiklet kullanımı çok yaygın ve belediye tarafından hazırlanmış olan bir proje sayesinde sizde bir bisiklete binerek şehrin tadını çıkarabilirsiniz. Hemen hemen birkaç sokakta bir karşılaşabileceğiniz bisiklet duraklarında otomatlara kilitli bisikletleri görebilirsiniz. Farklı dillerde açıklamaların bulunduğu otomatlardan kredi kartınızı kullanarak bir miktar depozito karşılığında bisiklet alabilirsiniz. İlk yarım saat için ücretsiz olan bu hizmet, sonraki süre için ücretli. Bisikleti tekrar otomatlara getirerek kilitlediğinizde ise ilk aşamada ödediğiniz depozitoyu geri alabiliyorsunuz. Önünde eşyalarınızı koyabileceğiniz sepetleri bulunan bu tek tip bisikletlerden şehirde tam 10.600 tane bulunuyor ve 750 farklı istasyon bulunuyor.  Birçoğuna göre dünyanın en güzel şehri olan Paris’i anlatmak, bu muhteşem şehirde yaşarken bile oldukça zordur. Eğer yolunuz bir gün Paris’e düşecek olursa, kahvelerin, ekmeklerin, kuruvasanın ve bisikletlerin keyfini mutlaka çıkarın.

 

Bon appétit!

 

New York Sokak Yemekleri 0 27

New York 170 farklı dilin konuşulduğu ve bu şehirde yaşayan her 3 kişiden 1 tanesinin Amerika dışında doğmuş olması gibi enteresan istatistiklere sahip çok uluslu ve çok kültürlü bir şehirdir.   Çok kültürlü bir şehir olmanın avantajıyla son dereceli eğlenceli bir şehir olan New York’ta yapamayacağınız tek şey var; Diyet! Sosisten ekmeklere, burgerden tatlılara, pizzadan bagele birbirinden lezzetli ve pek kalori dostu olmayan yemek kültürüyle New York sokaklarında bizimle beraber bir lezzet keşfine çıkmaya hazır mısınız?  New York için söylenmiş ve en kısa yoldan şehri anlatan en çarpıcı söz “hiç uyumayan şehir” yakıştırması diyebiliriz. Günün 24 saati durmayan ve hep bir yoğunluk içinde trafiği, 24 saat çalışan metroları ile New York sosyal yaşamı bir an bile olsun durmuyor. Bunca kalabalık ve yoğunluk içinde New York’ta yaşayan insanlar için mutfak kültürünün daha çok “karnım doysun yeter” şeklinde olduğunu söyleyebiliriz.  New Yorklular için kahvaltı kavramı, mısır gevreği veya bir bagel ve yanında bir fincan kahveden ibarettir. Şehrin en yoğun olduğu öğle saatlerinde ise New Yorkluların çoğunun beslenme tercihi sandviçler ve burgerler olurken, akşam yemeklerinde ise kalın bir dilim et ve biraz sebze yeterlidir. Hemen hemen her mutfağa ait restoranları bulabileceğiniz şehirde, ilk sıraları ise; Meksika, Çin ve İtalyan restoranları alıyor.   Ama New York’ta yemek yedim diyebilmek için sokağın atmosferini içine çekmeli ve sokak yemekleri ile mutlaka tanışmalısınız. Yumuşacık içi, parlak ve kıtır dış düzeyiyle bagel kahvaltı için en güzel alternatif sokak yemeklerinin başında gelir.   Tarihi 19. Yüzyıla dayanan ve tipik bir New York fastfood ürünü olan hot dog ise sokak yemekleri arasında en çok tercih edileni. Sosis, peynir, domates sosu ve ekmek bir New Yorklu için ayaküstü tüketilebilecek en iyi yemektir. Beni hot dog kesmez daha fazlasını istiyorum diyenler içinse klasik bir hamburger menü ya da daha farklı lezzetleri keşfetmek isteyenler için çavdar ekmeği arası sığır pastırması da tercih edilebilir.   Tatlı diyince ise New York sokaklarında donut, cupcake ve normal bir cheesecake olmayı asla kabul etmemiş ve şehirle bütünleşerek şehrin adını almış olan New York Cheesecake’i deneyebilirsiniz.