Jacqueline Poirier'in Tabaktaki Çizimleri 0 29

Tabaklar sadece sofralarda yerini almıyor. Jacqueline Poirier isimli sanatçı, tabakları tıpkı bir tuval gibi kullanıyor… 1. Toronto’da yaşayan ünlü ressam Jacqueline Poirier, ilginç resim sergisi ile gündemde yer alıyor. Yaptığı resimler, büyük boy tuvallerde değil, tabaklarda yer alıyor.  2. Resimlerini porselen tabaklara çizen sanatçı, ortaya son derece başarılı örnekler çıkarıyor. 3. Güzel sanatlar alanında eğitim aldıktan sonra uzun seneler boyunca tasarımcılık ve fotoğrafçılık yapan Jacqueline Poirier, bir yandan da tutku olarak gördüğü resim yapmaktan hiç vazgeçmemiştir.4. Bir gün tuvalleri için portreler seçerken, boyalarını kullanmak adına sıktığı tabağa can sıkıntısından bir şeyler çizmeye başlayan sanatçı, bunu bir fikir olarak kabul etmiştir. Bu fikir şuanda profesyonel olarak sürdürdüğü bir sanat olarak sergileniyor.5. Tabakların iç yüzeylerine yapmış olduğu çizimleri hem estetik açıdan hem de gerçek görüntüleri ile başarılı bulunan sanatçının eserleri, açık arttırma usulü ile satışa da çıkabilmektedir.6. Toronto’da bulunan Ritz Carlton Hotel’in sanatçısı olarak elle boyanmış ilk tabaklarını Ritz’in restoranı olan Toca’da yapmıştır. 120 kişilik restoranın her bölümünde bir tabak, farklı tasarımları ile ziyaretçileri karşılıyor.7. Bugüne kadar 1500’den fazla tabağı boyayan sanatçının özel tasarımları, hayvan resimleri, portre, peyzaj, yiyecek ve içeceklere kadar farklı desenlerden oluşuyor. 

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karamelize Şekerli Cam Sera 0 24

New York’un Mounteville bölgesinde, William Lamson tarafından tasarlanan Solarium isimli sera, karamelize şekerden hazırlanmıştır.Mounteville bölgesinde Storm King Art Center’ada hazırlanan karamelize şekerli sera, tam 162 pencereden oluşuyor. William Lamson, projenin bir araştırmaya dönüştüğü tasarım sürecinde, seraya karakterini veren camları karamelize olarak hazırlanan şekerden yapmıştır. 162 adet panelin her bir camı, farklı şekerlerden pişirilerek hazırlanmıştır. Mekan, içerisinde üç ayrı küçük ağaç kavunu yetiştirilen bir sera olarak kullanılıyor.Yaz dönemlerinde ya da sıcak zamanlarda 150×240 cm boyutunda hazırlanan 2 adet panel, açılma sistemi sayesinde ziyaretçilerin giriş çıkışına ortam sağlıyor. Bu sayede bitkilerin terlemesi de sağlanıyor. Özel teknikler sayesinde hazırlanan bu seralar, hem tasarımları hem de işlevselliği açısından çok dikkat ekiyor. 170 dereceden hazırlanan şeker karameli, şeker moleküllerinin oksitlenmesi ve uçucu maddelerin kaybolması sonunda ortaya çıkan bir lezzettir. Yiyeceklerin lezzetini arttırmak amacıyla hazırlanan bu şeker, mimari yapıların tasarlanmasında da kullanılmaktadır. Püf noktaları sayesinde hazırlanan cam sera bir harika! 

Çöp Poşeti, Sanat ve Sosyal Bir Deney 0 28

Siyah kocaman ve sıklıkla evlerimizde kullandığımız, sokaklarda karşılaştığımız çöp poşetini bir sanata dönüştürmek ve ortaya çıkan eser üzerinden bir sosyal deneyi gerçekleştirmek fikri, sanatçı Maxwell Rushton’a ait…Sokakta yürürken, çöp kutusunun yanında ya da bir duvarın dibinde duran, içi dolu bir çöp poşeti ne kadar dikkatinizi çekebilir? Bunun çok dikkat çekici olmayacağını kolaylıkla söyleyebilirsiz. Peki bu siyah ve büyük çöp poşeti içinde bir insan varmış gibi görünüyorsa ne kadar ilginizi çekerdi? Mutlaka sıradan ve içinde sadece çöp olan bir poşetten çok daha ilgi çekici olduğunu söyleyebiliriz.Sanatçı Maxwell Ruston, bir çöp torbasına umutsuz bir insan figürü yerleştirdi ve bunu Londra sokaklarında sergiledi. Left Out isimli bu çalışmayla insanların tepkilerini gözlemleyen sanatçının amacı ise; evsiz insanlara dair bilinç oluşturmak. Londra’da gerçekleştirilen bu sosyal deneyde alınan sonuçlar ise; genellikle insanların ilgisiz ve tepkisiz kaldığı, küçük bir kısmının çöp poşetinden insan figürünü fark ederek ilgilendiğini ve birçoğunun ise fark etmesine rağmen sadece bakarak geçtiği sonuçlarını ortaya koymuş.Rushton bu sonuçlar doğrultusunda, sanatın izleyici ile tepki olarak reaksiyona giremediğini söylüyor ve insanların %70’inin fark ettiği bu esere, fark edenlerin yarısının tepki gösterdiğini ve çok az bir bölümünün çöp poşeti içinde bir insan olduğunu düşünerek poşeti yırtmaya çalıştığını belirtiyor. Diğerleri ise sadece bakıp yürümeyi tercih etmişti. Rushton’un, kız kardeşinin bir süre evsizlik meselesi üzerine bir projede yer alması sonucu, evsizler üzerine bir şeyler yapmak istemesi üzerine ortaya çıkan Left Out projesi, aslında cinsiyeti, yüzü,kimliği olmayan bir birey rolünde ve yardıma ihtiyacı olan bir görüntü veren eser üzerinden, toplumunun insanı nasıl ve neye göre algıladığının da ip uçları veriyor. Şimdiye kadar eserini iki defa Londra sokaklarında sergileyerek insanların tepkilerini kayıt altına alan Rushton, Left Out projesinin; bazılarının kayıtsızlığını ortaya çıkarırken, diğer taraftan bizden daha şanslı olanların bize el uzatabileceğini de gösterdiğini belirtiyor. Bu yönüyle Left Out projesi sosyla bir deneyin ötesinde bir anlamda insanlık ve insanlık algısı üzerine bir umut olarak da önemli bir işi başarmış oluyor.