Londra'da Bir İtalyan Restoranı Cecconi's 0 14

Miami, İstanbul, Berlin, Barcelona ve Hollywood dışında Londra’da da yer almayı başaran Cecconi’s, modern ve klasik bir İtalyan restoranıdır.Venedik’te bulunan ünlü Cipriani’nin en genç genel müdürü olan Enzo Cecconi, 1978 senesinde Cecconi’yi Londra’da açmıştır. Bu restoran sayesinde ilk kez taze makarna, carpaccio, sığır eti, tiramisu ve kokteyller sipariş edilmiştir. Cecconi’s, başarılı serüveni ardından ünlüler ve kraliyet mensupları tarafından oldukça fazla tercih edilmeye başlandı. 1999 senesinde kapanan restoran, 2000 senesinde Hani Farsi tarafından devralındı ve yenilendi. 2004 senesinin Şubat ayında, Soho House’un Nick Jones ile ortak olarak yeniden açıldı. 1990 senesinden beri Cecconi’de olan Giacomo Maccioni ve baş şef Lorenzo Merolle, müdür olarak restorana bakmaya devam ediyor.Mayfair’deki Burlington Gardensda bulunan Cecconi’s, kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği için haftanın yedi günü hizmet veren bir İtalyan restoranıdır. Restoranda, makarna, deniz ürünleri ve en iyi malzemelerin kullanılması ile konuklara servis ediliyor.Aydınlık bir iç mekana sahip olan restoran, yeşil renkli deri sandalye ve koyu renk oturma alanları ile misafirlerini ağırlıyor. Ağır desenlerin hakim olduğu duvar kağıtları ve otantik detaylar, restoranı çok şık gösteriyor. Masalara baktığınız zaman, beyaz masa örtülerinin hakim olduğunu görebilirsiniz. Geniş bir mutfağı, barı ve daha çok oturma alanı bulunan iç mekan, birbirinden farklı bitkilerin dekorasyonuna da ev sahipliği yapıyor. İtalyan yemekleri ile tanınan restoran, brunch servisi ile de konuklarını ağırlıyor. Akşam yemeği için bu restoranı haftanın altı günü tercih edebilirsiniz. “Cicchetti” isimli atıştırmalıklar, menüyü elinize aldığınızda ilginizi çekebilir. Çam fıstığı, kuş üzümü, ricotta peynir tabağı, kızarmış zeytin ve domatesli fesleğenli köfteleri bu kategoride bulabilirsiniz. Başlangıçlar, salatalar, makarna ve risotto çeşitleri, odun ateşinde pişen lezzetler, carpaccio ve tartare klasikleri, pizza ve yan tabak seçenekleri, sunumlarına hayran kalacağınız şekilde sizin için hazırlanıyor. Aynı zamanda menüde, dünyaca ünlü şarap seçeneklerini de tercih etmeniz için size bir liste sunuluyor. Bir İtalyan sofrasında otururken, aperatif kısmını atlamayın. Çünkü başlangıçtan atıştırmalıklara, ana menüden yan tabaklara kadar tercih edebileceğiniz her tabak, size bir lezzet kazandıracaktır. Rahat bir konsepte sahip olan Cecconi’s, birbirinden özel sunumları ile sizleri bekliyor. http://cecconis.co.uk/  

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Londra’nın En İlginç Restoranları 0 17

Ateşli yemek şovlarından, üzerine sarımsak döşenmiş pudinglere kadar farklı yiyecek alternatiflerini sunan ve enteresan dekorasyonları ile dikkat çeken, Londra’nın en ilginç restoranlarının bazılarını garip, bazılarını ise ilgi çekici bulacaksınız. 1. Attendant1960’lı yıllardan bu yana terk edilmiş bir WC olan bu mekan, tarihine sadık kalarak bir restoran olarak restore edilmiş. Tek kişilik koltuklarda yanınızdakine görünmeden kahvaltı ve brunch yapabileceğiniz mekanda, badem sütü püresi ve vanilyaya batırılmış Fransız tostu tercih edilebilecek en iyi yemekler. İki kişilik sandviç ve kahvenin fiyatı ise; 15 Euro.2. Bob Bor RicardBob Bob Ricard’ı ilginç kılan şey Art Deco tarzı ile cömertçe dekore edilmiş iç mekanı. Bu restoranda yemeğinizi yerken veya şarabınızı yudumlarken kendinizi bir film setindeymiş gibi hissedebilirsiniz. Ayrıca şampanya içmek için görevlileri çağırabileceğiniz düğmelerin bulunduğu retoranda, yanlışlıkla bu düğmelere basmamaya dikkat edin. iki kişilik içki ile birlikte servis yemek yaklaşık olarak 130 Euro.3. Bubble WrapFotoğrafta gördüğünüz garip tatlı Hong Kong’ta hayranlarının kuyruklar oluşturduğu tatlıdan esinlenerek Soho’da açılan Bubble Wrap tarafından satılıyor. Bir gofret içinde, önce pilav sonra dondurma, meyve ve çikolata katlarından oluşan bu fantastik yiyecek için uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalabilirsiniz. Fiyatı ise 5.59 Euro’dan başlıyor.4. The Cheese BarThe Cheese Bar’da yiyeceğiniz tostları peynir arası ekmek olarak nitelendirmek daha doğru olur. Fazlasıyla eritilmiş bol peynir çeşitlerinden yapılan bu tostlar arasında içinde, cips, peynir kızartması, kızarmış yumurta, şekerleme, pastırma ve sos içeren alternatifi en ilginç olanı diyebiliriz. Tostların fiyatı ise 5 Euro civarında.5. Dans Le NoirDans Le Noir, misafirlerinin, yemek yeme yaklaşımlarını yeniden değerlendirmesine olanak sağlayan bir mekan. Bu mekanda yemeğinizi tamamen karanlıkta yiyorsunuz ve bu sayede tamamen yemeğin tadına, dokusuna ve kokusuna odaklanabiliyorsunuz. Restoranda görme engelli çalışanlar yer alıyor ve kırmızı, mavi, yeşil, beyaz olmak üzere 4 farklı ve gizemli menü bulunuyor. Restoranda sizi üzecek tek şey ışık yayan cihazların kullanılamaması ve doğal olarak bu mekanda tweet atma, selfie çekme gibi bir imkanınız bulunmuyor. Şarap eşliğinde menülerin fiyatı 72 Euro.6. Sketch RestaurantCanlı bir gastro-brasserie olan mekan, ünlü İngiliz sanatçı David Shrigley tarafından tasarlanmış ve restoranın duvarlarında sanatçının 239 tane eseri sergileniyor. Bunun beraberinde duvarlardaki sanat masalarda da devam ediyor ve usta şef Pierre Gagnaire’nin menüsü global lezzetlerden örnekler sunuyor. Mekanda ödeyeceğiniz ortalama fiyat ise 40 Euro civarında.7. Sexy FishNatWest bankasının eski bir şubesiyken, Caprice Group tarafından yüksek miktarda para harcanarak açılan Sexy Fish, barın üzerinde bulunan balık lambaları, duvarda yer alan 13 fit uzunluğunda siyah timsah, tropikal balıkların bulunduğu dev iki akvaryum ile farklı ve göz alıcı bir konsepte sahip. Asya mutfağı örneklerini tadabileceğiniz mekan, Berkeley Meydanın’da yer alıyor.8. Duck and WaffleÖdüllü bir mimar olan Cetra Ruddy tarafından tasarlanan restoranın dekorasyonunda beyaz mermer, rustik metaller, yıpranmış ahşap ve seramik karolar bir araya getirilmiş. Restoranın tavanı ise sarı renkli bir gofret görünümünü sunuyor ve menünün bir numaralı yemeği ise ördek confit olarak ön plana çıkıyor.  Londra’nın en yüksek binaları arasında yer alan 110 katlı Bishopsgate’nin 40. Katında bulunan restoran muhteşem bir manzara sunuyor. Binanın girişinde yer alan cam asansör ile muhteşem manzarayı seyrederek saniyeler içinde restorana ulaşabilirsiniz. 

Krakow’un En İyi Cafeleri 0 21

Polonya’nın en büyük ikinci kenti, 19. Yüzyıla damgasını vurmuş besteci Frederic Chopin’in memleketi ve gotik mimarisi ile göz alıcı bir güzelliğe sahip olan Krakow, mükemmel restoran ve barlara sahip bir şehirdir. Ancak bu şehirde restoran ve barların önüne geçen kahve aşkı, cafelerin çok daha fazla ilgi görmesine neden oluyor. CharlotteDışarıdan bakıldığında bir fırın, hatta bir ekmek müzesi görüntüsü veren Charlotte, modern ahşap ve mermer dokuları, yüksek tavanlı rahat alanı ve terası ile Krakow’un en iyi cafeleri arasında yer alıyor. Cafede çıtır çıtır fırın ürünleri, omletler, sandviçler, biralar, şaraplar ve tabi ki mükemmel kahve çeşitleri sizleri bekliyor. Son derece nazik ve özenli çalışanları ile Charlotte, bir yorgunluk kahvesi içmek için dahi olsa, Krakow’da mutlaka gidilmesi gereken bir mekan.  Wesola CafeWesola Cafe’yi Türkçe; neşeli kafe olarak tercüme edebiliriz. Adına uygun minimalist bir dekora sahip. Cafeye girer girmez hoş geldiniz diyerek misafirlerini karşılayan ilgili personelleri ve parlak neon bir tabela üzerinde “Lepiej Pic Kawe Niz Nie” yazısı ile karşılaşacağınız Wesola’da bulunan bu yazı; “ en iyisi daha iyi bir kahve içmektir” anlamına geliyor. Cafe muhteşem espresso seçeneklerinin yanı sıra, omletler, çorbalar, sandviçler, geleneksel Polonya hamur işleri, çok çeşitli bir kahvaltı ve taze meyve suyu seçeneklerini de sunuyor.  Tektura

 

Modern çizgilerden daha çok konforun ön plana çıktığı bir mekan. Girişte bulunan tezgah üzerinde duran, sandviçler, smoothieler, çeşitli bira şişeleri ve tabi ki kahve çeşitleri hemen dikkat çekiyor. Şaşırtıcı derecede lezzetli ve bu yiyecekler arasında ev yapımı granola, farklı sunumlarla servis edilen meyve tabakları ve Yunan yoğurdu en çok tercih edilenler arasında yer alıyor.