Londra’nın En İlginç Restoranları 0 19

Ateşli yemek şovlarından, üzerine sarımsak döşenmiş pudinglere kadar farklı yiyecek alternatiflerini sunan ve enteresan dekorasyonları ile dikkat çeken, Londra’nın en ilginç restoranlarının bazılarını garip, bazılarını ise ilgi çekici bulacaksınız. 1. Attendant1960’lı yıllardan bu yana terk edilmiş bir WC olan bu mekan, tarihine sadık kalarak bir restoran olarak restore edilmiş. Tek kişilik koltuklarda yanınızdakine görünmeden kahvaltı ve brunch yapabileceğiniz mekanda, badem sütü püresi ve vanilyaya batırılmış Fransız tostu tercih edilebilecek en iyi yemekler. İki kişilik sandviç ve kahvenin fiyatı ise; 15 Euro.2. Bob Bor RicardBob Bob Ricard’ı ilginç kılan şey Art Deco tarzı ile cömertçe dekore edilmiş iç mekanı. Bu restoranda yemeğinizi yerken veya şarabınızı yudumlarken kendinizi bir film setindeymiş gibi hissedebilirsiniz. Ayrıca şampanya içmek için görevlileri çağırabileceğiniz düğmelerin bulunduğu retoranda, yanlışlıkla bu düğmelere basmamaya dikkat edin. iki kişilik içki ile birlikte servis yemek yaklaşık olarak 130 Euro.3. Bubble WrapFotoğrafta gördüğünüz garip tatlı Hong Kong’ta hayranlarının kuyruklar oluşturduğu tatlıdan esinlenerek Soho’da açılan Bubble Wrap tarafından satılıyor. Bir gofret içinde, önce pilav sonra dondurma, meyve ve çikolata katlarından oluşan bu fantastik yiyecek için uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalabilirsiniz. Fiyatı ise 5.59 Euro’dan başlıyor.4. The Cheese BarThe Cheese Bar’da yiyeceğiniz tostları peynir arası ekmek olarak nitelendirmek daha doğru olur. Fazlasıyla eritilmiş bol peynir çeşitlerinden yapılan bu tostlar arasında içinde, cips, peynir kızartması, kızarmış yumurta, şekerleme, pastırma ve sos içeren alternatifi en ilginç olanı diyebiliriz. Tostların fiyatı ise 5 Euro civarında.5. Dans Le NoirDans Le Noir, misafirlerinin, yemek yeme yaklaşımlarını yeniden değerlendirmesine olanak sağlayan bir mekan. Bu mekanda yemeğinizi tamamen karanlıkta yiyorsunuz ve bu sayede tamamen yemeğin tadına, dokusuna ve kokusuna odaklanabiliyorsunuz. Restoranda görme engelli çalışanlar yer alıyor ve kırmızı, mavi, yeşil, beyaz olmak üzere 4 farklı ve gizemli menü bulunuyor. Restoranda sizi üzecek tek şey ışık yayan cihazların kullanılamaması ve doğal olarak bu mekanda tweet atma, selfie çekme gibi bir imkanınız bulunmuyor. Şarap eşliğinde menülerin fiyatı 72 Euro.6. Sketch RestaurantCanlı bir gastro-brasserie olan mekan, ünlü İngiliz sanatçı David Shrigley tarafından tasarlanmış ve restoranın duvarlarında sanatçının 239 tane eseri sergileniyor. Bunun beraberinde duvarlardaki sanat masalarda da devam ediyor ve usta şef Pierre Gagnaire’nin menüsü global lezzetlerden örnekler sunuyor. Mekanda ödeyeceğiniz ortalama fiyat ise 40 Euro civarında.7. Sexy FishNatWest bankasının eski bir şubesiyken, Caprice Group tarafından yüksek miktarda para harcanarak açılan Sexy Fish, barın üzerinde bulunan balık lambaları, duvarda yer alan 13 fit uzunluğunda siyah timsah, tropikal balıkların bulunduğu dev iki akvaryum ile farklı ve göz alıcı bir konsepte sahip. Asya mutfağı örneklerini tadabileceğiniz mekan, Berkeley Meydanın’da yer alıyor.8. Duck and WaffleÖdüllü bir mimar olan Cetra Ruddy tarafından tasarlanan restoranın dekorasyonunda beyaz mermer, rustik metaller, yıpranmış ahşap ve seramik karolar bir araya getirilmiş. Restoranın tavanı ise sarı renkli bir gofret görünümünü sunuyor ve menünün bir numaralı yemeği ise ördek confit olarak ön plana çıkıyor.  Londra’nın en yüksek binaları arasında yer alan 110 katlı Bishopsgate’nin 40. Katında bulunan restoran muhteşem bir manzara sunuyor. Binanın girişinde yer alan cam asansör ile muhteşem manzarayı seyrederek saniyeler içinde restorana ulaşabilirsiniz. 

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beyoğlu’nun Asırlık Çınarı Çiçek Pasajı 0 22

Çiçek Pasajı, Beyoğlu denilince akıllara gelen ilk yer. Uzun akşamlarda sohbetin, yemeğin, efkarın ve neşenin adresi. Kimi zaman ise yol üstü bir mola için en iyi durak… Kendi iç dünyamızın şairi olduğumuz mekan ve tam 141 yıllık bir çınar.Osmanlı padişahları Sultan Abdülhamit ve Sultan Abdülaziz, dönemlerinde tiyatro izlemek için bugün Çiçek Pasajı’nın olduğu yerde bulunan ünlü Naum Tiyatrosu’na gelirlermiş. O dönemde sahnelenen seçkin İtalyan operaları nedeniyle hem İstanbul’un hem de Avrupa’nın en önemli kültür merkezleri arasında yer alan bu tiyatro, 1870 yılında meydana gelen büyük Beyoğlu yangınında yanarak tamamen yıkılmıştır. Bu yangından 6 yıl sonra, tiyatronun bulunduğu arsayı bir Rum bankeri olan Hristaki Zografos Efendi satın alır. İtalyan bir mimar olanCleanthy Zanno’ya bir proje çizdirerek arsa üzerine içerisinde çarşı ve apartman yer alan bir bina yaptırır.Aynı yıl içinde yapımı tamamlanan binanın içerisinde, 24 tane dükkan ve bu dükkanlar üzerinde 18 tane lüks daire inşa edilmiş. Dükkanlardan oluşan pasaja; “Hristaki Pasajı”, binanın tamamına ise “Cite de Pera” adı verilir. Pasajda yer alan dükkanlar içinde ilk dönemde açılan işletmeler, tütüncü, pastane, fırın, terzihane, meyhane ve çiçekçiler olur. 1908 yılına kadar yolculuğuna bu şekilde devam eden pasaj, dönemin Sadrazamı Sait Paşa’ya geçer ve “Sait Paşa Geçidi” olarak anılmaya başlar. Cumhuriyet döneminde, 1940 yılında pasajda bulunan dükkanlara çiçekçiler yerleşmeye başlar. Bu çiçekçiler arasında; Ekim Devriminden kaçmış Rus kadınları, baronesler ve düşesler de yer alır. İlerleyen dönemde çiçek mezat yeri olarak kullanılmaya başlayan pasaj, Beyoğlu’nda bulunan çiçekçileri bir araya toplar ve bunun beraberinde adı “ Çiçek Pasajı” olarak değişir.1940’lı yıllarla beraber pasaj içerisine açılan meyhaneler, zamanla apartmanda yaşayanların ve çiçekçilerin farklı yerlere taşınmasına neden olur. Sonrasında ise çiçekçilerden geriye sadece “çiçek” ismi kalır. 1988 ve 2005 yıllarında iki defa restore edilen Çiçek Pasajı, Beyoğlu’nun en görkemli binaları arasında da ilk sıradadır.Duvarlarında geçmiş dönemdeki işletme sahiplerinin resimlerinin yanı sıra, ünlü mimar, yazar ve gurme Aydın Boysan’ın resmi ile akordeoncu Madam Anahit’in resimleri de yer alır. Oldukça gösterişli bir mimariye sahip olan pasaj, yapılan bir araştırmaya göre; “ Beyoğlu denilince akla ilk ne geliyor?” sorusuna verilen cevaplar arasında ilk sırada yer almıştır.Her gün ve her gece başka bir eğlencenin olduğu Çiçek Pasajı meyhaneleri, coşkulu ve tutkulu bir eğlence sunarken, diğer taraftan muhteşem mezeleri ile hem gözünüze hem de damak zevkinize hitap etmeyi başarıyor. Bu mezeler arasında Rum, Ermeni ve Türk mutfağından örnekler dikkat çekiyor. Ceviz ve nar ekşisi ile hazırlanan Rum salatası, cevizli kabak tarama, hardal soslu levrek marine, yoğurtlu patlıcan, balık sarma, midye dolma bu mezeler arasında tadabileceklerinizden sadece birkaç tanesi. Tekir tava, tereyağlı karides, paçanga böreği, mısır unlu hamsi, midye ve kalamar tava ise kesinlikle tatmanız gereken ara sıcaklar arasında yer alıyor. Aslında bazı yerler ve bazı şeyler vardır ki, anlatmakla bitiremez, yaşamaya doyamazsınız. İşte Çiçek Pasajı da tam olarak böyle bir yer. 

Krakow’un En İyi Cafeleri 0 22

Polonya’nın en büyük ikinci kenti, 19. Yüzyıla damgasını vurmuş besteci Frederic Chopin’in memleketi ve gotik mimarisi ile göz alıcı bir güzelliğe sahip olan Krakow, mükemmel restoran ve barlara sahip bir şehirdir. Ancak bu şehirde restoran ve barların önüne geçen kahve aşkı, cafelerin çok daha fazla ilgi görmesine neden oluyor. CharlotteDışarıdan bakıldığında bir fırın, hatta bir ekmek müzesi görüntüsü veren Charlotte, modern ahşap ve mermer dokuları, yüksek tavanlı rahat alanı ve terası ile Krakow’un en iyi cafeleri arasında yer alıyor. Cafede çıtır çıtır fırın ürünleri, omletler, sandviçler, biralar, şaraplar ve tabi ki mükemmel kahve çeşitleri sizleri bekliyor. Son derece nazik ve özenli çalışanları ile Charlotte, bir yorgunluk kahvesi içmek için dahi olsa, Krakow’da mutlaka gidilmesi gereken bir mekan.  Wesola CafeWesola Cafe’yi Türkçe; neşeli kafe olarak tercüme edebiliriz. Adına uygun minimalist bir dekora sahip. Cafeye girer girmez hoş geldiniz diyerek misafirlerini karşılayan ilgili personelleri ve parlak neon bir tabela üzerinde “Lepiej Pic Kawe Niz Nie” yazısı ile karşılaşacağınız Wesola’da bulunan bu yazı; “ en iyisi daha iyi bir kahve içmektir” anlamına geliyor. Cafe muhteşem espresso seçeneklerinin yanı sıra, omletler, çorbalar, sandviçler, geleneksel Polonya hamur işleri, çok çeşitli bir kahvaltı ve taze meyve suyu seçeneklerini de sunuyor.  Tektura

 

Modern çizgilerden daha çok konforun ön plana çıktığı bir mekan. Girişte bulunan tezgah üzerinde duran, sandviçler, smoothieler, çeşitli bira şişeleri ve tabi ki kahve çeşitleri hemen dikkat çekiyor. Şaşırtıcı derecede lezzetli ve bu yiyecekler arasında ev yapımı granola, farklı sunumlarla servis edilen meyve tabakları ve Yunan yoğurdu en çok tercih edilenler arasında yer alıyor.