Çizgi Film Kahramanlarının Yemekleri 0 27

Hepimizin çocukluğuna dair en güzel anılar belki de çizgi filmler. Kimi zaman başından kalkamayıp yemek yemeği unuttuğumuz, kimi zaman yemek yemeyi kabul etmek için ebeveynlerimize izlemeyi şart koştuğumuz… Biz yemeklerimizi yedik büyüdük ama çocukluğumuzun en güzel anıları olan çizgi filmlerin tadını hiç unutmadık. Tom ve Jerry – Gravyer Peyniri Jerry’nin kendinden en az 3 kat büyük olmasına rağmen taşımaktan ve lezzetinden vazgeçemediği gravyer peyniriçizgi film yiyecekleri arasında ilk sırayı almalı diye düşünüyoruz. Bir taraftan Tom’un yiyeceği olmaktan kaçarken, diğer taraftan vazgeçemediği gravyer peynirini omuzlarında taşıyan Jerry’nin, Tom tarafından bugüne kadar olduğu gibi hiç yakalanamamasını ve bu efsane çizgi filmin sonsuza kadar devam etmesini ümit ediyoruz.  Ninja Kaplumbağalar – Pizza Her ne kadar kaplumbağanın pizza yiyor olması çok normal bir durum olmasa da, kaplumbağaların ninja olmasının yanında çokta garipseneceğini söylemek mümkün değil. Tabi bu kadar çok pizza yiyip formda kalmak için, ninja kaplumbağalar kadar çok hareketli olmamız gerektiğini de unutmayalım.  Temel Reis – Ispanak İtiraf etmek gerekir ki; ıspanak, çocuklar için hiçte tercih edilen bir yemek değil. Ama Temel Reis izleyerek sempati duymaya başladığımız ıspanağı zorla da olsa yiyip, mutlaka pazılarımızı kontrol etmişliğimiz vardır.  Winnie The Pooh- Bal Özellikle hafta sonu sabah erken saatlerde televizyonun başına çocukları çeken bir çizgi filmdi Winnie The Pooh. “Herkes bir çanak bal yemiş kadar mutluydu” sözü ile hayatımıza yer eden bu çizgi filmde Winnie ve arkadaşları da en az bal kadar tatlı ve sevimliydi.  Şirinler- Şirin Pastası Hepsi birbirine benziyor olsa da, yetenekleri ve karakterleri ile birbirinden ayırt edebildiğimiz Şirinler’in, sonunda Gargamel’e yakalanma riski olsa da, toplamaktan vazgeçmedikleri çilek ile Aşçı Şirin’in hünerli elleriyle yaptığı Şirin pastası unutulmaz çizgi film yiyecekleri arasında en unutamadıklarımızdan. Uslu birer çocuk olursak, kim bilir Şirinler’i görebilir ve bu çilekli pastayı yiyebiliriz.  Bugs Bunny – Havuç Zekasına hayran olduğumuz ve belki de bir tavşanın havuç yediğini öğrenmemize sebep olan Bugs Bunny, büyük bir hızla havuç yerken, avcı Elmer’i zekasıyla atlatmayı her seferinde başarıyordu. Belki de çoğumuz Bugs Bunny kadar zeki olabilmek için kilolarca havuç yemiş olabiliriz.  Jetgiller – Kapsül Henüz teknoloji bu kadar hayatımıza nüfus etmemiş olmamasına rağmen, hayallerimizin ötesinde teknolojilere sahip hayatlarını imrenerek izlediğimiz Jetgiller, yiyecek olarak sadece bir kapsülü yutarak karınlarını doyurarak ilgimizi fazlasıyla çekmeyi başarıyordu.  Heidi – Ekmek Kırmızı yanakları, gülen gözleri ile çocukluğumuzun mutluluk kaynağı olan Heidi ve dedesinin birlikte yaptıkları ekmekler, kendimizi yemyeşil çayırlarda neşe içinde koşarken hayal etmemize neden oluyordu.  

ÖncekiSonraki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çöp Poşeti, Sanat ve Sosyal Bir Deney 0 28

Siyah kocaman ve sıklıkla evlerimizde kullandığımız, sokaklarda karşılaştığımız çöp poşetini bir sanata dönüştürmek ve ortaya çıkan eser üzerinden bir sosyal deneyi gerçekleştirmek fikri, sanatçı Maxwell Rushton’a ait…Sokakta yürürken, çöp kutusunun yanında ya da bir duvarın dibinde duran, içi dolu bir çöp poşeti ne kadar dikkatinizi çekebilir? Bunun çok dikkat çekici olmayacağını kolaylıkla söyleyebilirsiz. Peki bu siyah ve büyük çöp poşeti içinde bir insan varmış gibi görünüyorsa ne kadar ilginizi çekerdi? Mutlaka sıradan ve içinde sadece çöp olan bir poşetten çok daha ilgi çekici olduğunu söyleyebiliriz.Sanatçı Maxwell Ruston, bir çöp torbasına umutsuz bir insan figürü yerleştirdi ve bunu Londra sokaklarında sergiledi. Left Out isimli bu çalışmayla insanların tepkilerini gözlemleyen sanatçının amacı ise; evsiz insanlara dair bilinç oluşturmak. Londra’da gerçekleştirilen bu sosyal deneyde alınan sonuçlar ise; genellikle insanların ilgisiz ve tepkisiz kaldığı, küçük bir kısmının çöp poşetinden insan figürünü fark ederek ilgilendiğini ve birçoğunun ise fark etmesine rağmen sadece bakarak geçtiği sonuçlarını ortaya koymuş.Rushton bu sonuçlar doğrultusunda, sanatın izleyici ile tepki olarak reaksiyona giremediğini söylüyor ve insanların %70’inin fark ettiği bu esere, fark edenlerin yarısının tepki gösterdiğini ve çok az bir bölümünün çöp poşeti içinde bir insan olduğunu düşünerek poşeti yırtmaya çalıştığını belirtiyor. Diğerleri ise sadece bakıp yürümeyi tercih etmişti. Rushton’un, kız kardeşinin bir süre evsizlik meselesi üzerine bir projede yer alması sonucu, evsizler üzerine bir şeyler yapmak istemesi üzerine ortaya çıkan Left Out projesi, aslında cinsiyeti, yüzü,kimliği olmayan bir birey rolünde ve yardıma ihtiyacı olan bir görüntü veren eser üzerinden, toplumunun insanı nasıl ve neye göre algıladığının da ip uçları veriyor. Şimdiye kadar eserini iki defa Londra sokaklarında sergileyerek insanların tepkilerini kayıt altına alan Rushton, Left Out projesinin; bazılarının kayıtsızlığını ortaya çıkarırken, diğer taraftan bizden daha şanslı olanların bize el uzatabileceğini de gösterdiğini belirtiyor. Bu yönüyle Left Out projesi sosyla bir deneyin ötesinde bir anlamda insanlık ve insanlık algısı üzerine bir umut olarak da önemli bir işi başarmış oluyor.

Karamelize Şekerli Cam Sera 0 24

New York’un Mounteville bölgesinde, William Lamson tarafından tasarlanan Solarium isimli sera, karamelize şekerden hazırlanmıştır.Mounteville bölgesinde Storm King Art Center’ada hazırlanan karamelize şekerli sera, tam 162 pencereden oluşuyor. William Lamson, projenin bir araştırmaya dönüştüğü tasarım sürecinde, seraya karakterini veren camları karamelize olarak hazırlanan şekerden yapmıştır. 162 adet panelin her bir camı, farklı şekerlerden pişirilerek hazırlanmıştır. Mekan, içerisinde üç ayrı küçük ağaç kavunu yetiştirilen bir sera olarak kullanılıyor.Yaz dönemlerinde ya da sıcak zamanlarda 150×240 cm boyutunda hazırlanan 2 adet panel, açılma sistemi sayesinde ziyaretçilerin giriş çıkışına ortam sağlıyor. Bu sayede bitkilerin terlemesi de sağlanıyor. Özel teknikler sayesinde hazırlanan bu seralar, hem tasarımları hem de işlevselliği açısından çok dikkat ekiyor. 170 dereceden hazırlanan şeker karameli, şeker moleküllerinin oksitlenmesi ve uçucu maddelerin kaybolması sonunda ortaya çıkan bir lezzettir. Yiyeceklerin lezzetini arttırmak amacıyla hazırlanan bu şeker, mimari yapıların tasarlanmasında da kullanılmaktadır. Püf noktaları sayesinde hazırlanan cam sera bir harika!